Namazınla nurlandın, alnın secdeye değdi,
Rabbim sana en güzel, huyu verdi.
Ama dünya hilesi, aklını çelmesin sakın,
Unutma ki ey bacım; vakit hayattır, candır.
Bir gün orda, bir gün burda gezmekle ömür biter,
Gün doğar, sökülür perde,
Gafletle uyuyan düşer her derde.
Rızıklar taksim edilir bu demde
Seher vakti berekettir bil kul.
Seherde uyanan, nurlara boyan,
Öyle bir vatan isterim ki canlar bıkmasın,
Hiçbir kulun ahı göğe yükselip çıkmasın.
Zalimler mazlumun hanesini yıkmasın,
Adaletle hükmolunan vatan isterim.
Öyle bir vatan isterim ki ezan dinmesin,
Vatan sadece toprak değil,
Ecdattan kalan ahittir.
Üstünde dur, rücuda eğil,
Her taşı birer şahittir!
Gökkubbede çınlar ezan,
Gelenler kalmaz gider,
Ömrünü ziyan eder,
Söyle kim murat eder,
Yalan dünya fânisin,
Vefasız bir hânisin.
Yeri göğü var eyleyen,
Gönülleri yar eyleyen,
Gafilleri uyar diyen,
Lütfu büyük ulu Allah!
Medine’de bir makam var, nuru göğe değermiş,
Ravza-i Mutahhara’da gönüller dile gelmiş.
Habibullah uyur orada, sükunet çökmüş aleme,
Salat selam gönderenler, erermiş hep kereme.
Küçük yaşta kapandı yol, annem gitti bir anda,
Sıcacık kucağı kaldı, hasret oldu dudağımda.
“Baba” diye sarılırdım, o da göçtü kısa zamanda,
Yetim kaldım dünyaya, dayandım hep duada.
Evde yankı sesim oldu, oyuncaklarım suskun,
Ne bir ana şefkati, ne babanın gölgesi,
Karanlık gecelerde kesilir kısık sesi.
Duvarda asılı durur o eski elbisesi,
Boynu bükük dolanır öksüz, yetim çocuklar.
Bayram gelir, herkesin yüzü güler sevinçten,
Ya Rab, yetim kalan bu kuluna merhamet eyle,
Anne baba hasretiyle yanan bağrına rahmet eyle.
Onları cennet köşkünde, peygamberlere komşu eyle,
Ben kulsam, sen Rabbimsin, dualarıma icabet eyle.
Kabirlerini nur eyle, topraklarını gül eyle,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!