Kar altında,
Bembeyaz bir;
Kar tanesi gibiydim.
Kara karışıp,
Büyük bir çığ olacağım sanırdım.
Öyle büyüyüp gidecektim.
Çaldığın bu günüm
Bir dünya günü
Bu dünya günü
Değeri biçlemez ki
Feda olsun
Sana ömrüm
Şaşma o kadar
Binlerce
Bakış açısı saklayan
Binlerce köşeli
Bir evdir
Dünyanın tepesinde.
Seni düşünmek;
Yerin fersah fersah,
Altından çıkamayan;
Magma gibi sevgilim.
Fokur fokur kaynarken;
Ta içi yüreğinin.
Sevişirken geceyle ay
Denizin yüzünde
Sen doğdun ey aşk.
Salkım salkım
Bir üzümdün dalında
Bir resim
Neler anlatır?
Yenilgiyle yıkılmış
Talan edilmiş
Bir kenti.
Umutsuzluğun yığıldığı
Bakısından süzülen
Iki damla gözyaşıydı
Yaşam.
Bu sonsuzu
Iki damlaya siğdıran
Sevgide saklı sır.
Konuştular
Binlerce kez
Hep uzaklardan
İzledim onları
Tatminkar maskelerle
Dostluk rolündeydim.
Koridor uzun
Gebe ölüme çığlıklar
Yırtılan bir gökyüzü
Ağaran bir gün daha
Ölümle uyanıyor.
Doğan güne doktor.
Kızıl saçlım,
Gülüşünde zamanı eritiyorsun,
Kainatın köhne meşalelerini,
Gülüşünle tutuşturuyorsun.
Farkındamısın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!