Diş fırçalandığında beyazlaşıyor ama,
Düş fırçalandığında çürüyor.
Düş Hekimliği Fakültesi açılsın yurdun dört bir yanındaki üniversitelere.
Bu kadar çok düş kırıklığı nasıl tedavi edilecek başka?
Gezegenin tam ortasından geçen Ekvator tüm suçlu sensin.
Niye parçalandık bu kadar?
İlk sen değil miydin bizi ikiye bölen?
Ne zaman görsem gözlerini, hani böyle iki kor parçası gibi,
Dünyanın geri kalanı bir müsvedde kâğıt gibi aciz kalmakta.
Gözlerin diyorum, temize çekeceğim kalemi elimden alır.
Bir bakış; hani isyanıdır tüm yaşanmışlıkların.
Yanlış gidenlerin ardından yorulmuş o gözler diyorum.
Esaretin bedelinin aynasıdır.
Hümanizmin doğum sancısı;
Geronimo’nun olmayan mezarında çığlık olacak!
Bu kadar şirin gülebiliyordu işte,
Saçları sarı, gözleri mavi, yüzü kir pas içinde.
Boylu boyunca sefalet olsa da geçmişi
Henüz beş yaşında bir çocuktu işte.
Akordeon çalar, tuş basardı yerli yerinde
Sevmek, masum bir eylemdir,
Legaldir, tek kişiliktir.
Sevmek, kanunlara aykırı değildir.
Yeter ki kanunlar çerçevesinde sev.
Toplumun genel ahlak kuralları içinde sev.
Yani sınırla sevgini. Ama en güzel sevgi illegal olandır.
Adam oturmuş kahve köşesinde arkadaşına dert yanıyor;
“Abi yakışıklılık falan hikâye, kadın paraya bakar!”
Karısı evde bayat ekmeklerden tatlı yapmaya çalışıyor.
Adam soruyor;
“Abi son ayakta Hazalım tek mi?”
Sen şimdi sığmıyorsun ya içime,
Bende hep seni çok seviyorum taşıyorsun içimden diyorum.
Yalan!
İtiraf ediyorum.
Bana bir kere "SEN" dedin,
Dünyada bir tane "SEN" kaldı,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!