Senden sonrasına dayanmak,
dayanmak,dayanmak...
Ya da dayamak şakağına,
Yaşanmamış günlerin namlusunu
Çekmek tetiği;
Sensiz geçecek günleri ucuca bağlayıp
Islanıyordum sessizce.
Bir minnet ki gökyüzüne.
Gözyaşlarım semanın garantisinde
Tuttu akıllının biri,
“Yağmur yağıyor” dedi
Gökyüzüyle aramıza girdi
Ya sevdim seni ya da çok sevdim.
Bir kış sabahı gülümsediğinde,aylardan hazirandı,
Bir yaz akşamı omzumda ağladığındaysa aralık…
Mevsimlere hükmetmeni sevdim.
Ya sevdim seni ya da çok sevdim.
Yüzünü döndüğünde doğuyordu güneş,
Uzaklarda bir yerlerde gencecik bir keman ağlıyor,
İhtiyar bir piyanonun omzunda hıçkıra hıçkıra…
Bir çift kanadın ilk çırpınışlarına hayat veren esen yel,
Farid Farjad,’ın sihirli nağmelerini taşıyor kulaklarıma…
Gurbette dün ve yarın yaşanırken,
Sılada inadına bugün yaşanmaktadır….
Harfler; kelimelerin haylaz çocukları
Çocuk gibisiniz valla,
Hiç yerinizde duramaz mısınız siz?
Ama hakkınızı vermem lazım,
Hareketleriniz çocukça olsa da,
Bana anlattıklarınız bilgece…
Hümanizmin doğum sancısı;
Geronimo’nun olmayan mezarında çığlık olacak!
Bu kadar şirin gülebiliyordu işte,
Saçları sarı, gözleri mavi, yüzü kir pas içinde.
Boylu boyunca sefalet olsa da geçmişi
Henüz beş yaşında bir çocuktu işte.
Akordeon çalar, tuş basardı yerli yerinde
Adam oturmuş kahve köşesinde arkadaşına dert yanıyor;
“Abi yakışıklılık falan hikâye, kadın paraya bakar!”
Karısı evde bayat ekmeklerden tatlı yapmaya çalışıyor.
Adam soruyor;
“Abi son ayakta Hazalım tek mi?”




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!