Ne bir ülkeye vatandaş olabildin,
Ne bir yüreğe arkadaş.
Herhangi bir sevdaya başrolde olamadın.
Yalnız kalacak kadar adam bile olamadın.
Garip ama seni sevenler de oldu.
Ama sen buna layık da olamadın.
Benim için bir şey yap.
Kedilerin önüne ot at mesela,
Atlara biraz daha et ver,
Hiçbir rengi kullanmadan resimler yap,
Notası olmayan şarkılar söyle,
İmkânsız da olsa bir şeyler yap.
Boya tezgahında parlattığı ayakkabılara bakarak,
Saçlarını taramaya çalışıyordu çocuk.
Sağa yatırsa olmuyor, sola yatırsa olmuyor,
Geriye de yatmıyordu zaten.
Sırtını dayadığı duvar, yaşıtlarının okuduğu bir okula aitti.
Unut demişler kadına, unutmuş o adamı.
Unut demişler adama, unutmuş o kadını.
Sonramı?
Ölene dek mutlu yaşamışlar ayrı ayrı.
Bir tek unut diyenler unutamamış o aşkı o da ayrı!
Az önce bir şarkıda duydum.
Hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar diyordu.
Ekmeğimiz de azdı paramız da.
Ne bileyim belki çevremiz de öyle.
Parası olmayınca insanın çevresi de olmuyor belli ki.
İki küçük çocuğun tutuştukları ellerinde saklıyorum belki,
Ya da gülen gözbebeklerinde.
Oğlunun istediği oyuncak arabayı almak için,
Hayatının bir gününü patronuna satan babanın,
Elindeki arabayla evine giden ayak izlerinde.
Neyini aşk ile üfleyen neyzenin nefesinde belki,
Boşluk; karanlık, rutubetli, kötü kokan bir boşluk.
İnandıklarını öldürüp atmışlar inanlar.
Kötü kokulu, çürük cesetlere dönüşmüş inanılanlar.
Modası geçmiş umutlar, rengi pembeden griye dönüşmüş hayaller falan.
Hani sayım yapsan, yoklama alsan "burada" diyebilecek hiçbir şeyin olmadığı kalabalık bir boşluk.
Her ihanetten ve hayal kırıklığından sonra nüfus daha da artıyor.
Aynı bahçenin iki güzel çiçeği olsak da farklıydık.
O düğün merasimindeki çelenkte gelen davetlilere gülümsüyor,
Ben ise bir cenaze merasimindeki gelen davetlilerle ağlıyordum.
Ben ondan daha mutluydum.
Dışarısı kar havası;
Soğuktan morarmış eller sizin parmak uçlarınızla tutup çöpe attıklarınızı avuçluyor,
Her gün yüzlercesi çöpe atılan ekmeklerden birkaç tanesini
Fırıncıya verilecek kağıtlara sahip olmak için.
Dışarısı tipi boran;
Soğuktan uyuşmuş ayaklarla haritada çizilen görev yerine ulaşmak için,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!