Vadideki zambakların açışını seyrettiğimiz,
Ayak izlerimizin birbirine karıştığı o patika,
Bolşevik adımların altında işkencede şimdi
Ve suçlu ve cezada…
Ama onlar öldüler
İsyanın masum çocukları,
Vazgeçmeyeceğim asla seni sevmekten.
Komşu teyzenin bahçesindeki gül ağacının dalından,
Gül koparıp sana uzattığım ellerim,
Gün gelip de gül ağacından bastonu tutsa bile.
Vazgeçmeyeceğim asla sana tutunmaktan.
İyi geceler deme sevgilim,
Sirenler susar,firar eder hırsızlar,
Kaç ev yanar,kaç hasta bekler sabahı,
Susar gece,iyi olur çünkü…
Seni seviyorum deme sevgilim,
Mesela azıcık okusan bir iki masalda bulursun beni,
Hani baban istedi diye;
Ejderhayla savaşan, fakir demircinin oğluyum ben.
Ya da psikopat bir cadı tarafından kurbağaya dönüştürülen bir yakışıklı.
Ama sana kötü bir haberim var.
Artık cadılar süpürgeye değil, ejderhaya biniyorlar.
Kırılacak kadar sert bir hayal var ellerimde,
Karşılıksız aşkımın sonucudur…
Karşılığı yoktur aşkımın,sevdiğim yürekte.
Kayar düşer hayalim ellerimden,her seferinde
Her parçası başka tarafa savrulur…
Karşılık versen de aşkıma,
Bir saka gibi şakırdın her açtığında telefonu.
“Aşkım” derdin aşkı kıskandırarak.
Artık “yine ne oldu” diye açtığından beri
Bulamaz oldum cevabını,sen söyle
Bize ne oldu?
Beklide gözü değdi aşkın,
Yer toprağın olsun,
Yağmur bulutun…
Bulut yağmuru yağsın,
Yağmur toprağın olsun…
Tomurcuk gülün olsun,
Yetmedi her gece döktüğün gözyaşları?
Bak kurudu artık sedefler.
Bilmez misin?
Sedef çiçekleri geceleri sulanmayı sevmezler!
Neredesin sen,neredesin…
Hangi çiçeğin tomurcuğuna saklandın?
Hangi buluta kanıp da gittin buralardan?
Ne ara tükendin de aramaz oldum,
Arasam da bulamaz oldum?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!