Nacaristan
gözlerinde beni, bana ait bişeyleri,
bana ait gözyaşları aradım, yoktu...
buda ile peşte gibi kopuktu,
yine de buda ile peşte' nin buluşmaları
nar çiçeği gülüşlüm
sana yorulup sana terleyeyim Şahrud
tertemiziyim bırak yürek pasını sileyim
hayata katıp kuyumcu gibi işleyeyim
bir heykel yontucusu olsam
gözlerin bir yanık türküye durmuş
köz ada’da bu dem yarım ayın altında
diğer yarısı yüzün
ışığı dilin
nazargahım
yalnızlık bile bende yalnızlaştı
göz kıtlığımı var yüzünde
görmezsin bu halimi hazem
çarelemeye gelmezsin.
nazdar
ağızdan taşan bir gülüştü tek düşü
kocaman elleri ve elleri irisi gözleri
küçük çenesinin yüreciğinde ki gamzesiyle
ki o gamze ancak bu gülüşte güne çıkardı
Ayrılıklar uyandırmalı kör yüreğimi.
cehennem yangınlarından
ölmeden çıktıysa bedenim;
artık
benim olmalıyım, benim.
Yeter
ışıklardan önce uyanır yola çıkarım
çiçek ve gül arası…
bu yol beni alır da gider bir gurbete nicedir.
yıldız yıldız üşüyorum yalnızlığın göğünde
hasret ateşinden oyulsa da yüreğim.
ellerim yetimlenir,
nefeslenmeye devam
biliyorum sen öptüğünde gülüm
dudaklarımın pası silinecek
pul pul güneşle ışıldayacak
kan ter içinde kalacak, nefes nefese
nefes nefese 13
ateşli sabırla sınanmış
ve demlenmiş olarak sarılacağım
gülümü dikeniyle kucaklamaya
ağzımı soluğunda yakmaya
nefes nefese 3
türkülerim yetmeyecek anlatmaya sevişimizi
toprak toprak kokacak kabaracaksın ekinime
gecemiz çiğ olmakdan kurtulacak
ölümden uzak duracağız




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!