özgürlük ağacı budansa kurur
çünkü dallarından kuşlar kopmuştur
köleleşen insan köleleştirir
özgürlükten yana kalbi kurumuş
can değirmen ise danesi yürek
Pervane
bakınca içime erir terlerdim.
parmakların takılırdı giderken
parmak uçlarıma..
gizliden öpüşürdü gözlerimiz.
Püryan
Şiirden fışkırmış iki berceste dize gözlerin
bahar gibi kan oynatan yerin
sesimi filizlendirenim...
Dünyayı önce dar sonra genişleten ferin
Rengin yüzü
Kaşın gibi iki büklüm olmuşum
kipriğinin okudan vurulmuşum
gözlerini görmesem ölürüm derdim
ölmesemde sararmışım solmuşum
sabrın nefesisin
karanlık firar etti..
ökse kuşunun hileli sesi..
gönlüm rehinindir bilesin
ateş sönmeye mahkumdur harlanmasa.
ey keser ey eğri elim, kemiğim
sayemde beni kendine yontuyorsun
sapın benden biliyorsun dedi çınar
eğri kaburgamsın,
Sağım solum ateş
Sağım solum meyhane, sokağımda
acı acı biliyorum
artık haydarpaşadan kara tren kalkmıyor...
Yalnız, çaresiz insan gibidir peronlar
sağırdır ihanet
ben hüznün oğluyum ben göz yaşıyım
ben cehennem narı sabır taşıyım
her ağız taşımaz söz ateşiyim- taşıyamaz
külle kefenlenmiş ten ateşiyim- teneşirdeyim
Şahrud
ey şahrud, hayat veren ırmak!
sen ki mene akmayı bilmedin!
ey yarı ömrümde açan ilkbahar!
sen ki bir gülümü mene dermedin!
Yeter sorgulama kendini gel
bin yıllık kürt çıbanı gibi
sızlıyor yüzümde yokluğun...
Bir ayak sesi ol geceme
bir uyku boyu olsun serüvenim...
Gözüm açayım karanlığım başlasın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!