Şiirimin ocağı
Gül yüzlü üzüm kızı şarabı kokla iç
an en uzun zamandır gerisini düşünme hiç
Gel çöl gönlüm tekrar yeşile bürünsün
zıkkım gibi doğruyor gece
tırpan gibi bileniyor karanlık
ha biçti biçecek gibi duruyor yalnızlığın elinde
ellerim hayat gibi bomboş ömrüme
tutar düşlerimi yırtarım,
gök mavisi kanarım...
şiirsel adalet..
bu günler kabataş’a iki güzellik dadandı
biri erkek ki, bir bacağı engelli.
biri dişi ki, gözleri ama.
nasılda derinler birbirlerini tamamlamada.
Hala isyankar bir yüreğim,
Öylede kalacağım...
Ve hala sıcacık bir gülüşe eririm/eriyeceğim
Dahası düşüp ardına yollar yürüdüm/yürüyeceğim...
Deli bir hoyratım ki;
Beni evcilleştirmede umarı olanlar
Hala isyankar bir yüreğim,
Öylede kalacağım...
Ve hala sıcacık bir gülüşe eririm/eriyeceğim
Dahası düşüp ardına yollar yürüdüm/yürüyeceğim...
Deli bir hoyratım ki;
Beni evcilleştirmede umarı olanlar
sıla ile gurbet çarmıhımdır kitap
aşk eskitmiş hey serseri
hatırlar mısın bendeki seni.
ne kadar duvarsın geçemediğim
yine de yıkılma karşımdan yıkılmayayım.
Silika
Mahsen altı ürünüsün
gören gözler sürgünüsün...
Loş ışıkta izbelikte
insanları öldürürsün
şimşir acım
şimşir acım
en güzel gövdeli ağacım.
verdikçe güzelleşen bal yapan arım.
dilinin kıvılcımı ateş tutuşturdu ağzımda, nefesim yandı.
sırçam
salkım yüzünde iki üzüm tanesiydi
ve ezilmişte demlenmiş şarabiydi gözleri
asma dalı gövdesi sırça köşk gibi ışıklı ve tenhaydı
kelebek kanatlarını toparlamışı
sırrınım
gözlerin kapanmasın güllüm
başı boş kalmasın yüzün
dünyanın bütün hüzünleri orda güzel
dibinde derininde gözlerinin..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!