puslu gözlerle açık denizler gibi konuşurken
suskunun kara-sığ sularında boğulurdum.
alnı açık gülüşlerde yüzdürürken dudaklarını,
pusudaki gidişinin keder rengine batardım
bilirdim, yaprakların dalında ayrılığa sürgündü...
gözlerinde derin çığlıklar
Laleş güneşi
Aşksız nasıl çalkalansın yürek
a dilimin karındaşı
şiir anamızdan başka ebelermi doğurdu bizi
kuş cıvıltıları dolu bir ağaç olmalı insan
Lal-ı Reyhan
dertler altında kalan
can çekişen yüreğime,
bir yanıt gibi geldin,
ağlayan yüreğime
lebigül
üreğim esir menim, soluğum kesir benim
geleceksen gel gayrı,ömrüm telesir menim
bir ayrılık bir ölüm, eliyip yesir meni
ayrılık oddan yaman, alıptı yesir meni...
çok derinlerde gökyüzü yüreğin
uzanıp dokunamadığım...
ateş dilidir sözlerin yorgun yüreğime...
eşkıyayım ya
inmeye gözüm yemiyor düzüne
vuruldum her kezinde...
leyli göz
içimdeki kuyudan su çıkaracak gözlerin nerde
yoruldum yüreğimin cesedini bakraçlayan bakışlardan
gözlerimin dili çıktı cam da bakışlarına sulanmaktan
leyli göz
linç..s..
hüznüme saklarım kendimi
etimde bilemeyi hababam.
yeminim var yüreğime,
bir sana varım sevda
MAHSA AMİNİ
Karanlıktı elleri,
Karanlıktı zihinleri,
Karanlıktı ruhları,
Karanlıktı vicdanları...
Mavi ege düşmüş gözüm içine
Kaşım kanat çırpar komşu sahile
Anadolu geçmişini yad ile
Yakar yürek kıyar içim neyleyim
Elde olsa şu tarihi sileyim
MAYIS
aldı beni götürdüler asmaya
gözlerimden ışığımı kısmaya
yarınlardan umudumu kesmeye
memleketten umudumu kesmeye




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!