Kirpik gölgesi
zamanın serin soluğu etime değmede
adı sonbahardır
körpe fidan gülmesi hallerim geçti
şimdi solan gülüştür yapraklarım dallarında
kış mevsiminin şairi
yüreğini dağa soyunuk ahmet
içince çok içerdi masaya yıkılacak kadar
oysa gül ağırıydı
tutar bir de rıhtımları yakardı gözleri çakmak taşıydı
Kızıldere
Kızıldere kızıldere
on yerinde kandan göze,
yüreğim yetmiyor söze,
halklar için can verdiler.
köylüler
öfkesi boynu bükük hödükler
satın alınmaya nöbet kişilikler
bir karış toprağa karşılık kaba
tehlikeli aç gözlü köylü
Rakılayacağım ve sana kaldıracağım
en mavi kadehi.
Her uzaklık küfürdür can
taşa hasretini yazmak gibi...
Göksuyum uyanmışta can öteme gelmiş.
En ufak uzaklık zulümdür bu dem
kum mu yeşerdi
ne demeya bütün dinler çöle indirildi
kum mu yeşerdi?
yalvaçlar neyi adil çözdü de değiştirdi toplumsal hayatı
insan dahamı insancıllaştı.
Kürek mahkumu
mapusun içinde bir kuru çeşme
sorular sorupta gönlümü eşme
taş duvarlar tel örgüler can mezarımdır
hasretlik el vurupta yaramı deşme
Kuşluk zamanları
ellerim yetmezdi kilitlerine
çevrene aşılmaz duvar örerdin
sözlerim yetmezdi dilin dibine
düşümü içime kırar giderdin
Kuş yüzlü
bir gün gözlerin çıkıp gelebilir
yüreğin gibi çarpa, çarpa
umut buya!!
yüzünü ayartan,
Lal
Ey insanlar! neyin övsem
böyle bir bala selvinin?
dili süt, dudağı kaymak
batıptı bala selvinin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!