Bizi kendimize bıraktık.
Kendimiz içimizde ki dizelerde oluşmuş bütün bir ağacın yaprağıydık.
Hiç dökülmeksizin gerçek dizelerde oluşmuş yaşamaktır hayatın özü.
Kendi özümüz ise göz ve sözdür.
Bakışımızın sözcüklerindedir içimizden süzülen ve dökülen.
Herşeyin güzel yanını kim sevmez ki.
Güzellikleri oluşturan bakışımızdır içimize
bir güzellik katan herzaman.
Düşünün ki bir gülün yaprağından çok dikenine dokunmuşuzdur.
Çünkü yaprağa dokunursak ve dağılırsa hüzün içimize dokunur diye dokunamayız.
Oysa dikenin bize dokunuşundaki acıda
Düşün ki belki bir aşk yaşamak.
Belki bir dua yürekten.
Belki o en özel yaşayış duyulan.
Belki bir imtihan.
Belki bir süreç daimaya sürecek olan.
Düşün ki bir söz yaşamak.
Geniş açıda hüzünler daima olabilir.
Ancak görülen dar bir açıdan huzuru
içimize sığdırabilmek önemlidir.
Bakışımızda ki ayrıntı, ancak bizi mekansız olarak
bir zamanda yaşam olmaya bütünler.
Örneğin, güneş doğmamış olabilir güne.
Sessizlik yalnızca sessizlikte sestir.
Sessizlikten içimizdeki sese yöneliriz.
Duyduğumuzdan öte hissettiğimiz bir iç kıpırtısı ile
yalnızlığımıza bir duyuş ekleriz.
Sessizce yürek duyuşlarını dinleriz.
Bir görkemli sesin önünde daima merhametle eğiliriz.
Hayatın akışı bizi tüm sevdiğimiz değerlerden uzaklaştırabilir.
Ancak hayata bütünlenmek, sevgiden asla ayrılmamakta birleşir.
Yalnızca içimizdeki yakınlıktan tüm değerlerimiz içsel olarak kalbe bütünlenir.
Sanat içinde herşeyi barındıran öz bir kavramsa,
hayat dahi o sanatın içinden yaşam katandır.
Çünkü en büyük sanat eseri insandır.
Yaşamı kendi içinden duymak,
Cümle olmak gibidir hecesiz.
...Varolmak içten yansıyan değerdir.
Hayat bizim içimizdeki düşüncelerdir.
Düşüncelerin iyiyse yaşıyorsundur.
Sen düşünmesende mutlaka başka bir düşüncede.
Dünya gördüğümüz yerde, görüşümüzden dönüyor içimizden.
Baktığımız herşeyde sanat gözlerimizde ki karelerde duyuşumuzda.
içimiz de yaşam dönüyor,işte orada dünya!
Düşün;
Bilmediğin bir uçurumda hani açar ya bir çiçek.
Oradasındır uçurumlarda.
Çocukluğumdan şöyle bir geçtim, büyümek için karnını doyuruyordu.
Yetişkinliğime gelince susadığımı hissettim.
Bir anda yaşamak için hararettti sanki ömür
neden susadığını bilmeden.
Düşüncenin etrafında bir yudum su bulabiliyorsan ne mutlu!
Binlerce yıllık yaradılış sırrında kendini bulur gibi




-
Oktay Aşkın
Tüm Yorumlarhttps://www.instagram.com/p/Cs1Rsphofri/?utm_source=ig_web_button_share_sheet&igshid=MzRlODBiNWFlZA==