Ne zaman ki bir şâir
ölüme yenik düşse
peynir ekmek gibi satılır
kitapları sağlığında
hiç olmadığı kadar
Bir tür ölüsevicilik de
Ah nerededir o eski bayramların tadı
İçleri boşaltıldı kaldı sâdece adı
Kulaklarda kalan hoş bir sestir artık yâdı
Tatillere karıştı arada hep kaynadı
(3 Ocak 2007/ İstanbul)
Sevda yıldızı doğdu, güzel günler yakında.
Mutluluğun tek adı var feleğin çarkında.
Bütün hüzünler, gamlar lime lime bölünsün.
Tüm elemler, kederler maziye hep gömülsün.
Gel gönül kadehinden yâr aşkı içelim biz.
Naftalin kokulu şiirler okurum,
Güneş sarısı sayfalardan.
Şiirlerle sarmaş dolaş olmuşum;
Dizelerle arkadaş olmuşum.
Hasret kurumuş bir güldür,
Aşkınla çarpar nârin yüreğim
Bir kere olsun seni göreyim
Dinmiyor sana olan hasretim
Târifsiz duygular içindeyim
Mangal külü bırakıp, ormanları yakarız.
Zeytin yağı misali, hep de üste çıkarız.
Her önüne gelene, birer de kulp takarız.
Azıtıp, şımarmayın,az ötede ölüm var...
Kafayla göz yarmayın,az ötede ölüm var...
Ben ne sevdâlar gördüm
Dünde başlayıp da bugünde biten
Yarınlarına küsmüş
Dallarında güller değil de
İri dikenler hep biten
Ben ne âşıklar gördüm
Her yıl kıyılıyor binlerce insana
şâhitler huzurundaki nikâh
kıyma merâsimlerinde farkında
olunmayarak an be an
Yapılan evliliklerin birçoğunun
sağlam atılmadığından temelleri
Kendimi sana nasıl anlatsam bilmem ki
Yalnızlıklarını birbirine zincirleyen
Uzadıkça uzayan hasret iplikleri hep eğiren
Birbiri ardına geçen tamıtamına otuz yılı deviren
Issız gönlüne baharlar gelmesini bekleyen
Yalnızların en yalnızı
O sevdâlı gönüllerde açan som altından bir güneş
O buğulu gözlerden süzülüp gelen bir damla yaş
O ruhlara kadar nüfûz eden sımsıcak bir nefes
O gökyüzünde göz kamaştıran en parlak yıldız
İşte o bir efsâne, işte o bir güldâne, işte o Emel Sayın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!