Bütün gönül yollarım çıkıyor sana
Kalbinin kapılarını bana açsana
Sımsıcak hislerinle boynuma sarılsana
Geliyorum tutkulu aşkımla ben sana
(20 Ekim 2005/ İstanbul)
Beni yalnızlığımla yalnız bırak
Durma git ardında hüzün bırakarak
Hazin sevdânla yakıp yıkarak
Beni kaderimle başbaşa bırak
Sahte aşkınla beni zehirledin
Kaşların yay
Kirpiklerin ok
Kalbimse bir hedef tahtası
Haydi ne duruyorsun öyleyse
Hedefi vurmanın şimdi tam sırası
Hasret yeli eser bilmem nedendir?
Ayrılık bir türlü bitmez çilemdir.
Yaradan halimi her an bilendir.
Sen sen ol
Sakın ola hatâlı sollama
Kendini de öbür tarafa
tabut içinde yollama
Bunu yaparsan şâyet
girersin bir kamyon altına
Karada ve denizde;
Kumlardaki her izde;
Binlerce hâtırâ var,
Mâzide, ikimizde.
Ne zaman ki seni düşünsem
hissederim teninin volkansı sıcaklığını
Ne zaman ki seni hayal etsem
duyarım saçının çiçeksi kokusunu
Ne zaman ki senin adını ansam
kopar içimden çığlar vâdiler dolusu
Bir dünyâ düşledim kendi kendime
Göğü pespempe aydınlanan
Denizleri kıpkırmızı dalgalanan
Dağları sapsarı yükselen
Ağaçları masmavi süslenen
Güneşi yemyeşil parlayan
Hasret ateşinde yanar, ağlarım.
Sensiz geçip gider bütün anlarım.
Hüzün denizinde geçer yıllarım.
Yuvarlanıp giden taşa döndürdün.
Sanki yaşayan bir ölü gibiyim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!