Varsa bir yerde günaha dâvet
Sakın ola ki etme icâbet
Haramla dolu olan ziyâfet
Getirir başa binbir felâket
(12 Ocak 2006/ İstanbul)
Sensizliğimi sakladım ağaçların kovuklarına
Gökyüzünden parça parça kederler düştü
İçine girdiğim sonsuz yalnızlık sarmalında
Döndüm durdum düş kırıkları içime üşüştü
Yüreğimdeki tarlalarda çiçekler çürüdü
Acının özsuyu damarlarıma yürüdü
Zarafetle her dem endam eden, sen güne bakan çiçeğim misin?
Altın ışıklar etrafa saçan, her sabah doğan güneşim misin?
Baharlarda kırlarda hep açan, sen sarı renkli papatyam mısın?
Yeryüzünü süsleyip bezeyen, sen altın sarısı lalem misin?
Gün gelir de bir gün aşka düşersin
Sonra sevdiğinden ayrı düşersin
Hicran ateşine sen de düşersin
Mum gibi eriyip çaptan düşersin
(18 Eylül 2007/İstanbul)
Başkentim Ankara, güzel Ankara
Hasretin bağrımda kapanmaz yara
Düşürdün beni sen közlenen hara
Gözyaşlarım damlar yağan karlara
(27 Aralık 2006/ İstanbul)
Daha yaşanacak güzel günler var.
Şu sevdan gönlümü aşkınla sıvar.
Kapatmasın yolu gamlardan duvar,
Daha yaşanacak güzel günler var.
Geçelim seninle aşk köprüsünden.
Ektin sen benim gönlüme
Nice güzel umutlar
Biçeceksin o güzel gönlünden
Nice mutluluklar
(22 Ocak 2006/ İstanbul)
Sevginle dolup, taşan şu kalbim sana hayrandır.
Gül yüzlü bir yârimsin sen aşkın bana dermandır.
Sen varsan benim yanımda her yer bana seyrandır.
Seninle geçen her günüm benim için bayramdır.
Aşkınla hemhal olmuşum.
Ey ahali! Duyduk duymadık demeyin de dinleyin.
Sildim onu gönül defterimden bunu böyle bilin.
Onun yeri yerin yedi kat altından daha derin.
O, önde gidenlerindendir yaşayan ölülerin.
Sildim onu gönül defterimden bunu böyle bilin.
Kışımı yaza çevirdin.
Sevda geldi başa Leyla'm.
Sensin benim yerim yurdum.
Geri kalan boşa Leyla'm.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!