Dalgalar vururken kıyıya yorgun argın
Kalır mı hiç sevenler bir gün bile dargın
Sensizliğimde gözlerim baygın, kafam dalgın
Kederler hasta eder rûhumu, sanki bir salgın
Gözler gözlerle buluştuğunda,
Gönlümdeyken bitmez bir yas,
Hasretinle yanıyorum.
Dökülürken bu gözyaşım,
İkimize ağlıyorum.
Güzel günler bitti diye.
Dünyâyı verseler de değişmem inan sana
Her ânımızda olmalıyız senle can cana
Hülyâlı gözlerin ne güzeldir ki sevgilim
Sen baktığın zaman tutulur, an be an dilim
Hüzün çiçekleri boy verir kızıl kızıl
yüreğimin en kuytu köşelerinde
Beslenirler göz pınarlarımdan
usul usul akan yaşlarımla
Eskilere yenileri hep eklenir
Bir türlü gelmek bilmeyen
Geri ver sen sevgilisini.
İstemez başka birisini.
Dinle dertli gönlün derdini.
Geri ver sevgilisini İstanbul sokakları.
Bayırsız dağ olur mu?
Ah şu İstanbul'un kaldırımları
Yürü yürüyebilirsen
Bir bakmışsın otoban kadar
geniş ve ferah
Oh ne rahat
Bir de bakmışsın ki
Gözyaşlarım yağmur yağarcasına
damla damla düştüğünde mısralarıma,
eğer hissedebiliyorsanız onlardaki
ılık ıslaklığı sanki ellerinizle dokunmuşcasına,
işte o zaman ben kendime şâir diyebilirim
tüm yürekliliğimle haykırarak dünyâya
İlim oku, ilimsiz kalma
At ilim okunu nice muhtaç gönüllere
Kimseyi ilimsiz bırakma
(28 Aralık 2005/ İstanbul)
İmralı'da yatan câni mi câni bir adam
Olması gerekirdi sonu hazin bir idâm
(4 Kasım 2005/ İstanbul)
Şehvet, insan kapanındaki
lezzetli mi lezzetli bir peynirdir
aç gözlü insanları yakalamakta kullanılan
Bu tuzağı kuran da şeytanın ta kendisidir
tüm insanlığı kendisine düşman belleyen
Eğer farenin düştüğü acıklı duruma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!