Güle, gülmek yakışır.
Yüzünü güldürmeyene,
Güle güle demek yaraşır.
Günler, günlere karışır.
Yıllar, yıllarla yarışır.
Sen güldüğün zaman,
Bir evin çatısına tüneyen
bir martı kuşunun,
alaycı gözlerle kuşbakışı
seyrederken tıkanan
İstanbul trafiğini,
etrafa kahkahalar savurduğunu
Şakısın hep gönül kuşun
Düze dönsün dik yokuşun
Aklımdadır mis kokuşun
Sevgi dolu dokunuşun
Geldim sana koşa koşa
Baharlar, saçlarından
tel tel süzülür ışık ışık akar
o güzelim nârin omuzlarına
Bir deniz feneri olur da gözlerin
yol gösterir adım adım bana
yaşamın karanlık ve derin sularında
Bütün gönül yollarım çıkıyor sana
Kalbinin kapılarını bana açsana
Sımsıcak hislerinle boynuma sarılsana
Geliyorum tutkulu aşkımla ben sana
(20 Ekim 2005/ İstanbul)
Gönlüme gelen ilkbaharlar, yazlar gibisin
Sen bir nârin çiçek gibi hep sevilmesin
Sevdâ türküsüyle inleyen sazlar gibisin
Sen bir papatya misâli hep derilmelisin
Hayat bir yol bulmuş kendine akar da akar
Antik çağdan kalma
bir harâbeye dönmüş yüreğim
Gönlüm sanki 2. dünyâ savaşında ağır
bir bombardımana uğramış
bir şehir gibi yıkık dökük
Bir sen yoksun bu şehirde
Gönlümü verdim bu aşk için ben.
Şevk ile candan ve en derinden.
Aşk ile dolmuş deniz misâli,
Tüm yüreğim, oynuyor yerinden.
Sevgili sen tâze ilkbaharsın.
Gönül bu, her sevdâya uçar gider
Sevdâ bu, hep sevgiler saçar gider
Aşkdır bu, mor çiçekler açar gider
Yârdır o, hiç durmaz hep kaçar gider
(4 Kasım 2006/ İstanbul)
Gönül kalemim nice şiirleri yazdıkça yazar
Hislerim labirentli ruhumda azdıkça azar
Aman sakın ha değmesin hiç mi hiç nazar
Kuşkularım beynimin içini kazdıkça kazar
(17 Temmuz 2006/ Ören-Balıkesir)




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!