O, kuluna çok acıyan, kulunu çok koruyandır
Mekan ve zamandan arı, varlığı ayan beyandır
Dünyâda ve ahirette mutluluğu tadan kişi
Katiyen şirk koşmayarak, yüce Allah'a tapandır
(11 Şubat 2008/ İstanbul)
O, dosdoğru selamet yolunu gösterendir
O, her işi hikmetli en büyük eğitmendir
Pek hassas bir düzenle kainatı yaratıp
Milyarlarca yıldızı gökyüzüne serendir
(9 Nisan 2008/ İstanbul)
O, kullarına gökten ve yerden rızık verendir
O, müminlere en yakın, en sevgili yârendir
Sen sen ol her dâim kazan Rabb'inin sevgisini
Çünkü onun dostluğu, yücedir, ebediyendir
(11 şubat 2008/ İstanbul)
O, mühlet verip cezada acele etmeyendir
Hiddetle, kızgınlıkla muamele etmeyendir
O her dem sabırlı olan öfkeye yenilmeyen
Sevdiklerini para pula köle etmeyendir
(9 Nisan 2008/ İstanbul)
Gecemi nurlandıran
Yârdaki ay gibi alınmış
Gönlüm havuzunda o
Nazlı kuğu olup salınmış
Bir gün görmedim diye
Buna cânânım pek alınmış
Geleceğini inşâ etmek istiyorsan,
Kurtulmalısın geçmişin molozlarından.
Gözlerimiz açıktır açık
Alnımız paktır pak
Hiç durmadan ileri hep ileri bak
Geriye doğru bakarsan her zaman
göremezsin ne önünü ne de ileriyi
Kestirmek ne mümkün
Gecelerden bir gece getir bana
İçinde yalnız sen olsun
Karanlıklarım, aydınlığına boğulsun
Sevdalardan bir sevda getir bana
Senin yüreğinden olsun
Kalbimse, her an aşkınla saadet bulsun
Gençliğimin artık son demindeyim
Usulca gidiyor gençliğim elden
Târifi olmayan kederlerdeyim
Alın yazımmış ne gelir ki elden
Günyüzü görmedi şu bahtsız gönlüm




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!