Çıkarır her tehlikeden kullarını selâmete
Emin kılıp sıkıntıdan, koyar onları cennete
Selam verir müminlere cennet-i âlâ'da Mevla'm
Erer bahtiyâr kulları sonu gelmez saadete
(14 Şubat 2008/ İstanbul)
O, her şeyi işiten, duaları kabul edendir
Dâima kıl namazın, niyazla ol sen haşir neşir
Benliğini her dâim erit sen Hakk'ın potasında
Ruhun da arınsın hep, gönlünde hiç kalmasın kibir
(14 Şubat 2008/ İstanbul)
O, tevbeyi kabul edip, bağışlayandır günâhı
Bin bir isyâna dalarak, unutma yüce Allâh'ı
Günâhlar perdedir elbet, Mevlâ'yla kul arasında
Kötülüğe batan halkın, bir bak nasılmış sabâhı?
(9 Mart 2008/ İstanbul)
O, nice eserleriyle gün gibi âşikârdır
Bir bakıver kendine gör o ne de lütufkârdır
Sınırsızdır merhameti hiç sığmaz yere göğe
O, seven ve de sevilen eşsiz en büyük yârdır
(1 Nisan 2008/ İstanbul)
Cenab-ı Hakk'tır her malın mülkün tek sahibi
Bu dünyanın değil cennetin sen ol talibi
Gerçek hazine yüce Hakk'ın sonsuz rızası
Bunu görmezden gelip olma sen Karun gibi
(8 Aralık 2007/ İstanbul)
O hem sonsuz büyüklük, hem de ikramın sahibi
Var mı ondaki kerem, tükenmeyen ihsan gibi
Sen Hakk'ın yolunu seç, gir ulu bir saltanata
Davet eder cennete, çağlar ötesinden nebi
(1 Nisan 2008/ İstanbul)
Öyle bir şiir yazdım ki senin için
oku oku hiç eskimez
hiç yıpranmaz bile
İlk günkü tâzeliğini korur her zaman
fırından yeni çıkmış
dumanı üstündeki
Ömrümün hiç solmayan çiçeğisin
Sen bu hayatımın tek gerçeğisin
Her zaman yâr gözümün bebeğisin
Karanlık gecemin sen mehtabısın
Seni sevmenin hazzı hep bambaşka




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!