Bir ıslık çalar önce rüzgâr
Sonra etekleri havalanır bir kadının
Görünmeyen bir erkek midir rüzgâr?
Siz ne dersiniz?
(24 Şubat 2007/ İstanbul)
Rüzgâr ıslık çalıyor,
Bir akşam vaktinde.
Yıldızlar, bulutların üstünde dalarken uykuya;
Aydınlık gözlerini açıyor karanlığa
Sokak lambaları.
Kış mevsiminin içleri ürperten soğuğu,
Sabrın kendisi acıdır ama
meyvesi tatlı mı tatlıdır
İnsanı kederden koruyan
sabırla süslü aklıdır
Bu bekleyişlerde kim bilir
ne hikmetler saklıdır
Kimi insan vardır ki
Olmuştur dert küpü
Kimi de sinirlidir
Biner küpten küpe
Oluverir sinir küpü
Kimisi de içtikçe içer
Çatlayıncaya dek sabır taşı
Sen gönlünde nice sabır taşı
(30 Aralık 2006/ İstanbul)
Şâir görülmeyenleri gören
Şâir söylenmeyenleri söyleyendir
Şâir hislere tercümân olan
Şâir şiirlerle yüreklere dolandır
Neden terk edip gittin sanki?
Başkasını bulamadın ki.
Benimleyken olduğu kadar,
Gönlünde hiç huzur olmaz ki.
Sürekli seni özlüyorum.
Ne zaman ki bir şâir
ölüme yenik düşse
peynir ekmek gibi satılır
kitapları sağlığında
hiç olmadığı kadar
Bir tür ölüsevicilik de




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!