Tek Gerçeğim Halktı

Hikmet Metin Çavdar
338

ŞİİR


7

TAKİPÇİ

Tek Gerçeğim Halktı

Bir gün anladım;
bir insanı sevmek,
bir memleketi sevmekten ayrı değilmiş.

Sen aklıma gelince
yalnız yüzüm değil,
meydanlar da gülümsesin istedim.
Bir çocuğun cebinde ekmek olsun,
bir annenin gözünde
icra kâğıdı değil,
bayram sabahı uyansın istedim.

Çünkü aşk,
yalnız iki kişinin arasında açan gül değildir;
bazen fabrika düdüğünde,
bazen tarlada çatlayan avuçlarda,
bazen üniversite kapısında bekleyen gençlerin
sessiz çığlığıdır.

Ey memleket!

Kaç seçim eskittin,
kaç vaat gömdün toprağa?
Kaç kere umut diye sundular
paslanmış zincirleri?
Kaç kere alkışlarla örttüler
boşalan sofraları?

Bir şehir gördüm;
gökdelenleri bulutlara dayanmış,
ama emekçinin evi
yağmurun altında üşüyordu.

Bir çocuk gördüm;
elinde oyuncak yerine
babasının işten çıkarıldığı kâğıdı vardı.

Bir ihtiyar gördüm;
emekli maaşını sayarken
parmakları değil,
ömrü eksiliyordu.

Ve kürsülerde
kravatları kadar parlak cümleler kuranlar,
aynalara bakıp
halkı gördüklerini sandılar.

Oysa aynalar
yalnız yüzü gösterir.

Halkı görmek için
çamura basmak gerekir.

Bir maden ocağının karanlığını,
bir tekstil atölyesinin sabahını,
bir öğretmenin eksilen umutlarını,
bir çiftçinin kuruyan toprağını
omuzlamak gerekir.

Ben seni severken
yalnız seni sevmedim.

Bir ülkenin yarınını sevdim.
Çocukların gülüşünü,
kadınların korkmadan yürüdüğü sokakları,
gençlerin valiz değil,
hayal hazırladığı sabahları sevdim.

Çünkü biliyorum;

Aşk,
yalnız kalpte yaşayan bir serçe değildir.

Bazen yumruğunu kaldıran işçidir.
Bazen susmayan gazetecidir.
Bazen inadına beste yapan sanatçıdır.
Bazen dara düşse de
eğilmeyen bir öğrencidir.

Ve siyaset...

Eğer yalnız koltuk sayıyorsa insanı,
çürümüş bir ağacın gölgesidir.

Ama halkın sesini dinliyorsa,
en büyük meclis
bir köy kahvesindeki çay bardağıdır.

Ben artık
alkışlara değil,
alın terine inanıyorum.

Çünkü tarih,
sarayların duvarına değil,
emeğin nasırlı ellerine yazılır.

Bir gün,
meydanlar yeniden türküler söyleyecek.

Korku,
kendi gölgesinden utanacak.

Yalan,
kendi sesini tanımayacak.

Ve çocuklar,
ekmeği bölüşür gibi
özgürlüğü paylaşacak.

İşte o gün,
sana duyduğum sevgiyle
memlekete duyduğum sevda
aynı nehirde buluşacak.

Çünkü benim tek gerçeğim
yalnız bir insan olmadı hiçbir zaman.

Tek gerçeğim;

Eğilmeyen halk,
susmayan vicdan,
ve ne olursa olsun
yeniden filizlenen umuttu.

Çünkü umut,
en sert kışın bağrında bile
taşı yaran
inatçı bir tohumdur.

Hikmet Metin Çavdar
Kayıt Tarihi : 3.08.2026 15:20:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!