Yelesinde ellerim
Bir fırtınanın ensesinde
Gidesim var.
Kapıların ardında düşlerim.
Kilitler paslı.
Bir darbeyle dalıp hayata
Seni yaşamak ölüm gibi
Yaşayamamak ölümden beter.
Düşünmeler çıkmaz sokaklarında sensizliğin
Hayallerim üzerinden
Katar katar gerçekler geçer.
Yıllar sonra dönsen,
Bakıp içine gözlerimin,
Yalanlar söylesen.
Bir bir döküp derdini,
Tek sorumluyu ben eylesen
İnanırım biliyor musun?
Aşk yorgunluğum artık
Tek celsede son bulduğum
Deprem sonrası İstanbul’um
Yalnızlığımla baş başa
Özlemlere hasret kaldık.
Ecel amansız hakikat,
Çalınan duygularımla hep eksiğim
Hesabını kim verecek gözyaşlarımın.
Gönül bağlarım talan olmuş.
Irmaklarım sevgisizlikten kurumuş.
Oysa böyle anlatmamışlardı,
Masal bildiğim ne varsa kabus olmuş.
Bakışlarını sakladım
Sensizliğin ertelerine.
Hasret ne yaman kelime!
Sıcağında anlamadım.
Bu kadar zor mu olmalıydı?
Ayrılık gerçeği.
Oysa kimin umurunda güzelliğin,
İşte ben hariç…
Rüyalarımı görülesi eyleyen,
Aklımı şüphelere sürükleyen,
Benliğime senliği öğreten,
Peşine düşülmez mi hiç?
Sevda şeyinin en gereksiz vücut bulduğu bir yalanım.
Üzgünüm, sebebi latif nihayeti ben olduğum için.
Olmadı! Alamadım beni senden, kurtaramadım.
Özür dilerim; seni sevip sana aşık olduğum için.
Hayatında gereksizliğim bilsem de kaçamadım.
Bende bu gönül
Sende bu yokluk oldukça
Ben, daha çok yazarım böyle…
Sonu yok hislerin,
Aşk diye bir şey var,
Sevgiden ziyade.
Baharı beklerken çıkan fırtına misali sözlerin.
Dağılmalarım, kırılmalarım kaçınılmaz.
Aşk değil aslında inanmadığın,
İnsanlara olan güvensizliğin,
Geçmişte,nedeni nefretlerin.
Eğer bir gönül varsa bitik, harabe




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!