Ellerinde kış bakışların,
Cayır cayır üşüdüğüm.
Onca derdin hengamesinde
Aşk diye bin parçaya bölündüğüm,
Efendisi düşlerimin,
Gözyaşlarımın menşei,
Biz neyin içine düştük böyle.
Yıllar oldu yaprak kıpırdamıyor.
Antoloji dedik,
Değer kıymet bilinir burada.
Olmadı.
Biz ne yaşadık böyle.
Diyor ki;
Sosyal medya burası
Paylaş, oku falan filan.
Saygılarını sevdiğim,
Paylaşabilseydik ah
Keşke aynı frekansı.
Sıradışı gelmiyor artık
Bu saatten sonra ölüm bile.
Bir sonbahar hüznüyle
Bulutlanan gözlerim,
Kuzey rüzgarlarıyla
Buz tutan düşlerim,
Başardın ey eski sevgili!
Artık dönebilirsin.
Önce sen gittin benden.
Beni parçalara bölüp
Maziye gömerken,
Çok zaman vazgeçtim,
Eksilerim;
Çaresizliğim,
Hiçliğim,
Sensizliğim,
Ucu açık hayallerim,
Islak düşlerim,
Huzurunuza irade eyledim kabul buyurun efendim.
İnan eyleyin hissiyatıma sahip olmanın derdindeydim.
Lakin mevcudiyetinizin dahilimde yer ettiği hakikati
Ve gözlerinizin girdabında zayi olduğum ihtimali
Zat-ı şahanelerinizin insafında gayri bir aşk amelesiyim.
Şunun şurasında aşka tabi kaç kişiyiz ki
Oysa biz birbirimizi biliriz.
Benzer umutlar
Benzer hayaller
Bir sevgili uğruna ölümü özleyenleriz.
Sonrası yok; bir başı olmadığı gibi.
Bir yolu da yok, hedef belli iz belli.
Aşk denen yalancı sarışın afet,
Ne geldiği belli ne gittiği…
TmR 22.09.2017
Aşk fakir edebiyatı,
Günümüz salon delikanlıları için
Aşk sadece küçük bir ayrıntı.
En güzeli,
Onların gecelerine açtığı parantez.
En tatlısı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!