Görseydin bendeki güzelliğini
Nutkun tutulur konuşamazdın.
Yaşasan sevdamın çaresizliğini
Kendin en yakın ağaca asardın.
Mutluluğun adı sen; mutsuzum
Bilseydim derdim,
Önüne çıkıp asla diye başladığım sözüme
Eğer bu şehri zehir edeceksen,
Ne olur gelme diye devam ederdim.
Farkında olup olmadığını bilmeden,
Bana öyle gülme derdim.
Kıvrana kıvrana ölmeler bilirim, acısıyla.
Ve gitmeler… Kalanların dilinde ahlarla.
Böyle anlatmadılar hayatı bana.
Hayat var dediler aşkın sonsuzluğunda.
Ölmeler de bir gitmeler de… Onun yokluğunda.
Epey yaşlandım yollarında, güzelliğin uğruna,
Saklandığın rüyalar dile gelse ah bir konuşsa,
İncinmişliğim yeri var mı sende keşkeler kadar
Ne olurdu bıraksaydın sen de oluruna.
08.03.2017
Nasıl bir şey bu!
Aklımdan gittiğin bir an yok.
Ne vakit kapıldım bu kadar
Hangi ara tutuldum sana
Sevmekten sıkıldığım bir an yok.
Kalbimdekileri diyememem
Aklımı koydum ben ortaya,
Yanında gönlümü.
Biz bir tarihi yazdık seninle
Altına da imzamızı attık.
Şimdi… Şimdi bırakıp beni nasıl gidersin?
Nereye kime gidersin?
Dudağın bükme,
Hayallerine tabi olmadığımı biliyorum.
Hatta aynı şehirde yaşamaktan başka ortak noktamız olmadığının da farkındayım.
Beklentilerimi çoktan gömdüm maziye.
Lütfen anlamaya çalış.
Olmadı, dönüp arkanı git ama alay etme.
Bir gün diner mi bilmem!
İçimde kopan bu fırtına.
Ilık yaz meltemlerinde,
Sahile vurur mu mutluluklar.
Leylak kokan taze gün eşliğinde
Menzile varır mı arzular?
İş işten geçmiş,
Zaman hükmünü vermiş.
Aşk sevenlerle üleşilmiş.
Ben oturmuş,
Şiir yazıyorum güzelliğine.
Hani biri olur,
Bodoslama girer,
Hayatının tam orta yerinde.
Aklını başından alır.
Nedeninin bilmediğin
Yanma hissedersin içinde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!