Geldiğinde;
Yüzlerce yaşındaki, körelmiş duygularım,
Canlandı, ateşiyle gözlerinin.
Alevlendi, küllenmiş yüreğim, gülüşlerinle,
Kor olup deşildi bağrım, sıcaklığıyla ellerinin,
Ve yanardağ gibi patladı aşkım, dudaklarınla...
Acılar, sancılar biriktiriyorum yüreğimde,
Senden yana,
Sensizliği taşıyorum omuzlarımda…
Ufuklar kararıyor,
Gün günden daha umutsuz; yokluğunda...
Saçından tırnağına dek,
Seni hak ediyorum.
Çünkü seni;
Etimle, kanımla,
Dünümle, bugünümle
Nasıl mutsuzum sensiz,
Nasıl gergin,
Nasıl isteksizim.
Yaşamak külfet sanki,
Sanki omuzlarımda yük.
İyi ki varsın,
Ne, gözlerin gözlerime değecek
Ne, ellerin ellerime
Sonunda buna?
‘Yaşamak mı’ denecek...
Yaşamak ertelendi gidişinle,
Mutluluklar, sevinçler ertelendi.
Artık, karanlığın kollarındayım,
Bulutlar ağlamaklı,
Ben hıçkırıklardayım...
Emir verin yağmasın yağmurlar,
Yağmasın karlar.
Akmasın gözyaşlarım,
Yasaklansın mutsuzluklar...
Sensizliğim, büyüyor, büyüdükçe
Kaplıyor evreni, zifir karanlık…
Dayanılmaz ağrıları, yokluğunun,
Yüreğimi dağlıyor.
Milyarlarca insanın içinde,
Bir senin yokluğun,
Yalnızlık demek…
Beni yakan, beni ezen uzaklığın değil kilometrelerce,
Uzaklığın değil…
Damla damla süzülen yaşlar yanaklarımdan,
Yokluğun için değil…
Gırtlağımdaki bu düğümlenme; kara ekmek mayası örneği
Bu gözlerimdeki yanma,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!