Sensizlik bir sis gibi sardı her yanı,
Soluksuzum...
Belleğimde sana ilişkin binlerce anı,
Uykusuzum...
Özlemek bir tutku gibi sararken benliğimizi,
Zehir zemberek yalnızlığında gecelerin.
Eski bir ateşin yeniden yanması mı bu göğsümdeki?
Nedir bu düşüncelerin tutsaklığı, sevginin çaresizliği…
Özgürlükler gözyaşlarına boğulmuşlar,
Özlem dolu duygularımın doruğundaki,
Zehir zemberek ayrılıkların acısı dolduruyor içimi.
Lüks ışıklarıyla güneşimin gölgelendiği,
Ezikliğimin sonsuza gömülüşünün umudu,
Mutsuzluğun dipsiz kuyusunda, sevgisizliğin yerini sen almaktasın…
Resimler renkliydi seninle,
Şarkılar, şiirler vardı
İçim aydınlıktı...
Şimdi, siyah-beyaz resimler
Acılar, umutsuzluklar var
Açım gülüşüne,
Açım sesine.
Açım senli gecelere,
Açım doyasıya sevişmelerimize...
Gözlerinin ışığına açım,
Yazdığım her şiirde, sen varsın,
Her çiçek seni açıyor.
Rüzgarlar, seni fısıldıyor,
Seni yağıyor, yağmurlar.
Her şey seninle güzel.
Sensizlikse...
Kırılmaz zincirlerle bağlandım sana.
Etimdesin,
Kanımdasın...
Dağları delerim sen varsan,
Gökleri parçalarım…
Ölümlerin en iğrenciyle öleceksin KİYOVA,
Ve en rezilcesini yaşayacaksın aşkların.
Gözlerin öyle resimdeki gibi de gülemeyecek.
Ben de yaşam boyu ardından ağlamayacağım KİYOVA.
Bir gün ağzına pıhtılanmış kan tortusu gelecek
Acıyla beni hatırlayacaksın…
Koruyamadım güneşimi, kardan, tipiden,
Koruyamadım ölümden,
Güneşim söndü...
Kara bulutlar sardı, her yanı
Fırtınalar, seller bastı,
Dudaklarım mühürlendi.
Yeni bir soluğa karışmak,
İstemiyorum artık...
Dudaklarının izleri silinmesin,
Dudaklarımdan.
İstemiyorum...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!