Kanlı gözyaşlarımı mavi gökyüzüne sürdüm
Adına akşamın gurup vakti dediler,
Kalbimi yari bulmak uğruna yalçın dağlara sürdüm
Mecnun olmuş, sevdasının aklını çalıp vakti dediler
Kanlı gözyaşlarımdan kalbime dökülen matemi gökyüzüne bulut diye serpmişsin,
Benizimi soldurup sarıya çevirmişsin,
Adına gurup vakti manzarası demişsin,
Bir de şehrin aşıkları ile seyretmeye mi gelmişsin?
Pekiyi, hoş gelmişsin sefalar getirmişsin...
Cemalin güneştir gözyaşlarım umman
Dökülür gurup vakitlerinde
Tüllenir kalbimde duman duman.
Baktıkça nura dolar her yanım,
Karanlıklarım olur altın sarısı zaman.
Bu sabah da güvercinler gelmedi,
Senden beklediğim haber gelmedi,
Ne merakım, ne de endişelerim dinmedi,
Rüzgâr, güneş, pencere de bir şey demedi.
Bu öğle de güvercinler gelmedi,
Tortusu kaldı her şeyin, gerisi bomboş rüya,
Ağzımıza bir parmak bal çalıp gönderdi dünya,
Onun hani hesabı sorulmayacaktı güya.
Koştum peşinden bin telaş ile,
Gözümden akan kanlı yaş ile,
Vefasız çıkan bir arkadaş ile,
Kandım yalan hülyaya nafile.
Savurdum serveti rüzgâr ile,
Deminde güzeldi çay,
Zamanında güzeldi keyif,
Yerinde güzeldi söz,
Mevsiminde güzeldi çiçek, bitki,
Tadında güzeldi meyva,
Yaşında güzeldi hevesler,
Hakkın yok benden sevgi beklemene,
Ellerimden tutup gözlerime dalmana,
Hakkın yok hayallerimi süslemene,
Hakkın yok hakkın yok.
Sonu yok bahanelerinin,
Canımızdan akan gözyaşı sinede gül oldu,
Ocağımıza düşen köz nârı hanede kül oldu,
Dilsiz feryadımız arif sazında tel oldu,
Sabır, iman, cehd cenge bel oldu,
Muştular olsun Halep Şam'a yol oldu,
Duam "Ege, Akdeniz Türk'e göl oldu."
Hani seher vağtında kapım çalanlar,
Varımda bin hal nazım çekenler,
Düştüm hayın felek çarkına erenler,
Şimdi el olup selam vermezler.
Böyle midir dost yolu töresi ?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!