Ey kalbimin gonca gülü,
Ey ruhumun ateşi, külü,
Aç bahçemde şehra şehra,
Yak sarayımı, çevir nâra.
Akşam döndü sabaha,
Karanlık yenildi aydınlığa,
Ay ve yıldız çekildi kuytuya,
Belki de attılar kendilerini bir siyah kıyıya,
Kuşlarda bir sevinçki gelen sabaha,
Çiftçi koşturur tarlasını sabana,
Soğuktur gurbetin sabahları
Sıcak günaydın sözünden mahrumum,
Soğuktur gurbetin insanları
Sıcak bir selam sözünden mahrumum,
Soğuktur gurbetin akşamları
İçimi saran tebessümünden mahrumum,
Düşse de bedenler ayrı memleketlere,
Mesafe midir sadakatle seven kalplere?
Her geçen saat, gün vakit imamesinde tesbih tanesi,
Duyulur gözlere, dillere düşen sabır sesi,
Her doğan güneş vuslattan verir ümit haberini,
Her akşam ezanı eksiltir ayrılık günlerini,
Gurbeti bitmez ademin
Kurbeti niyaz ademin
Gurbeti kurbete döndü
Geldi geçti burda demin.
Kanlı gözyaşlarımı mavi gökyüzüne sürdüm
Adına akşamın gurup vakti dediler,
Kalbimi yari bulmak uğruna yalçın dağlara sürdüm
Mecnun olmuş, sevdasının aklını çalıp vakti dediler
Kanlı gözyaşlarımdan kalbime dökülen matemi gökyüzüne bulut diye serpmişsin,
Benizimi soldurup sarıya çevirmişsin,
Adına gurup vakti manzarası demişsin,
Bir de şehrin aşıkları ile seyretmeye mi gelmişsin?
Pekiyi, hoş gelmişsin sefalar getirmişsin...
Cemalin güneştir gözyaşlarım umman
Dökülür gurup vakitlerinde
Tüllenir kalbimde duman duman.
Baktıkça nura dolar her yanım,
Karanlıklarım olur altın sarısı zaman.
Bu sabah da güvercinler gelmedi,
Senden beklediğim haber gelmedi,
Ne merakım, ne de endişelerim dinmedi,
Rüzgâr, güneş, pencere de bir şey demedi.
Bu öğle de güvercinler gelmedi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!