Farklı olsun demişti Yaradan,
Yılları, yolları, dostları, şehirleri,
Fakat muzdarip olsunlar aynı yaradan,
Aynı renk, aynı tastan olsun zehirleri,
Kader buluşturur geçince vakit aradan,
Belki birleşir gönülleri gibi elleri,
Nâr ela gözüne sebep,
Aklım gitti, şaştı hesap,
Sakidir, meyleri kezzap,
Felek meramım böyle yazsın.
Namı olsa da peri şan,
Felek sana kem intizarım var,
Her yoluma ördün diken duvar,
Gönlüme dedin "zalime yalvar",
Felek sana kem intizarım var.
Eller erdi çoktan emeline,
Doğudan batıya akıp giderken
Zamanla beraber garipler adını koydu: Murat,
Onulmaz bin derdine isim koymuştu:Ağrı,
Yahut soğuk havaların insan karayazgısı ile
Akarken sessiz ve derinden Karasu,
Son bir fırsattı bize karanlıktaki ışık gibi göz kırpan ne varsa,
Diğer fırsatlar gibi görmediğimiz,kaçırdığımız ve peşinden "keşke, eyvah!" dediğimiz.
Rast geldin ömrümün sonbaharına,
Kalbimi çizdim gazel yapraklarına,
Bestesini çalar rüzgâr rast makamında,
Ölüp gidersem birkaçını at mezarıma.
Muradımı yazdım gazel yapraklarına,
Geç kalanlar durağında bekliyorum,
Gölgeler geçiyor dört yanımdan,
Hatrımı soruyor mazideki yaralar,
Diğer yanda kapıda bekliyor hayaller.
Boğuyor ruhumun dört bucağından
Gelen zorba, katil gölgeler,
Güller veresim gelir sana
Hep gül diyesim gelir sana
Gülde ölesim gelir sana
Gül ki nefesim gelir sana.
Gelsen başını göğsüme dayasan,
Parmaklarım saçlarına ninni söylese,
Kokularımıza örtünüp yılların uykusunu uyusan,
Kalbim sevdana dayansa,
Saat vakitten haber vermese,
Talih bir defa da bize gülse,
Gelsen, ışığın perde perde karanlıklarıma değse,
Ve derin karanlıklarda beklediğim o ana değse.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!