SUSTU GÖNLÜM
Sustu gönlüm...
Öyle bir sustu ki,
Ne bir sitem kaldı dilimde,
Ne de adını çağıracak bir ses.
İçimde kopan fırtınalar bile
Yoruldu artık.
Deniz duruldu belki,
Ama kıyıya vuran acılar
Hâlâ aynı.
Sustu gönlüm...
Çünkü söyleyecek ne varsa söyledim.
Beklenecek ne varsa bekledim.
Sevilecek ne kadar sevgi varsa
Hepsini sana verdim.
Geride kalan ise
Kırık bir yürek,
Yorgun bir ömür,
Sessiz bir adam oldu.
Bir zamanlar adını anınca
Yüzümde güller açardı.
Şimdi adını duysam
İçimde derin bir boşluk yankılanıyor.
Ne nefret edebiliyorum senden,
Ne de eskisi gibi sevebiliyorum.
İşte en ağır yük de bu.
Sustu gönlüm...
Çünkü bazı acılar
Anlatıldıkça hafiflemez.
Bazı yaralar
Sarılınca kapanmaz.
Bazı ayrılıklar vardır ki,
İnsanın ömrüne mühür olur.
Geceyi dost bildim.
Ayla konuştum.
Yıldızlara dert anlattım.
Rüzgâr aldı sözlerimi,
Dağlara taşıdı.
Ama sen duymadın.
Belki de duymak istemedin.
Ben seni bir ömür sandım.
Sen beni bir mevsim gibi yaşadın.
Ben kök saldım sevgine,
Sen ilk fırtınada
Yaprak gibi savruldun.
Sustu gönlüm...
Çünkü yoruldu.
Her defasında yeniden başlamaktan,
Her defasında yeniden kırılmaktan,
Her defasında umut edip
Yalnız kalmaktan...
Artık ne kapına gelirim,
Ne adını gecelere emanet ederim.
Çünkü bazı yollar
Dönülmemek için ayrılır.
Bilirsin...
İnsan en çok
İçinde konuşur.
Kimse duymaz.
Kimse bilmez.
Gülümserken bile
İçinde binlerce cümle ağlar.
Ben de öyle oldum.
Dışım sessiz,
İçim paramparça.
Sustu gönlüm...
Ama sevgim ölmedi.
Sadece seni beklemekten vazgeçti.
Çünkü beklemek de
Bir yere kadarmış.
Şimdi yollar uzun.
Tırlar geçiyor gecenin koynundan.
Her kilometrede bir hatıra,
Her virajda bir özlem bırakıyorum geride.
Camdan dışarı bakarken
Gökyüzü bana aynı şeyi söylüyor:
"Geçmeyen hiçbir gece yoktur."
Belki de haklıdır gökyüzü.
Belki de bir gün
Bu acılar da susacak.
Bu yaralar da kabuk bağlayacak.
Ve ben,
Yeniden gülmeyi öğreneceğim.
Ama şunu bil...
Bir zamanlar seni öyle sevdim ki,
Kalbimin bütün kapılarını sana açtım.
Sen ise çıkarken
Kapıyı usulca kapatmadın.
İçimde fırtınalar bıraktın.
Bugün hâlâ ayaktaysam,
Bu sevgiden değil,
Sabırdandır.
Bugün hâlâ yazıyorsam,
Bu mutluluktan değil,
İçimde susturamıyorum dediğim
O sessiz çığlıktandır.
Ve şimdi...
Sustu gönlüm.
Ne sitem eder artık,
Ne hesap sorar.
Ne döneni bekler,
Ne gidene kırılır.
Çünkü anladım ki;
En güzel vedalar,
Sessiz edilen vedalardır.
Sustu gönlüm...
Ama kalemim susmadı.
Ben konuşamadığım her şeyi
Şiirlere bıraktım.
Bir gün biri okursa bu dizeleri,
Bilinsin ki...
Bir zamanlar çok seven,
Çok bekleyen,
Çok yaralanan
Bir yürek yaşamış bu satırlarda.
— DELİNİN BİRİ
Hamza Caymaz
Kayıt Tarihi : 2.08.2026 11:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!