Suna Doğanay Şiirleri - Şair Suna Doğanay

Hayattayım, yaşamak ne güzel şey.-Ordu-
Suna Doğanay

Belki….
Zamana ihtiyacı vardı,
Düşünmek için.
Kartopundan deniz vardı düşlerinde
Yapayalnız, nehirler kadar derin.

Devamını Oku
Suna Doğanay

Çatladı kabuğu güneşin derken,
Eski gezegenler, eski rüzgârlarla
Erken bastırdı karanlık günler.
Ertelenmiş gözlü bir baharın içinden
Ve Ay’ın kanatları altından
Sızıyordu hüzün döşeli kıyılardan anılar.

Devamını Oku
Suna Doğanay

Yağmur aralıksız yağdı dün gece.
Yüzlerce kez duydum toprak kokusunu belki
Belki binlerce, topraktan arta kalan
Ama bilmezdim, kuş uçmaz kervan gitmez yolların
Dikine dikine indiğini dağ boyu
Ve aşılmaz sandığım gelincik kızılı dağların,

Devamını Oku
Suna Doğanay

Özgürlük sandığımız yalnızlığımızı
Dişleri arasında bıraktık ejderhaların
Dayanılmaz kurallarla insan kılığında
Şimdi can çekişiyor insan yanım.

Bilmezdim gecelerin bu kadar acımasız

Devamını Oku
Suna Doğanay

Güneşin ısıttığı kızgın taşlar,
Baharda delikanlı,
Hazanda sönmüş bir ihtiyar.

Ne ömürler tükendi gözlerinde,
Ne baharlar geldi geçti,

Devamını Oku
Suna Doğanay

Boşuna uğraşma yağmur
Ağlayamazsın…
Bir annenin ağladığı kadar

Şimdi git, tutun mavi açan gökyüzüne
Caddeleri seyret, dar sokakları

Devamını Oku
Suna Doğanay

İçimde kimsesizliğin hüznüyle bir akşamüstü
Hiç tanımadığım, alışamadığım bir şehirde
Dünya küçük, bir tanıdık yüzle karşılaşıyorum.
Sanki kırk yıllık dostmuşuz gibi
Oturup kar kümeleriyle göz göze
Silinmiş anıları resimliyoruz.

Devamını Oku
Suna Doğanay

Adam düşünüyordu bomboş durakta.
Bitip tükenmiş gibi boş noktada gözleri
Kıvranıyordu acıyla yıkanmış çizgileri
Bir sağa bir sola
Sahipsiz bir tekne gibi hatta
Nefret, kaygı, çaresizlik ateşiyle

Devamını Oku
Suna Doğanay

Islak otlarda sürünen demir, bir uyutur
Bir emzirir gözyaşlarını vagonların.
Gözlerim güneşin en ışıklı saatlerinde
Biraz üzgün, biraz hüzünle
Aynı vazoda tütsüler kederli gidişleri.

Devamını Oku
Suna Doğanay

Siz doğu, siz batı, siz kuzey ve siz güney
Hepiniz iyi bilirsiniz İstanbul'u.
Düşlerimin prensesi, hey gidi hey!
Bilirsiniz Ayasofya'yı, Yerebatan'ı, Çamlıca'yı.
Beylerbeyi'ni, hatta duvarları yıktıran,
O meşhur halısını Şale Köşkü'nün şafak vakti

Devamını Oku