Umut yeşildi,
Amik ovası sabahlarında pamuk yaprağı gibi,
toprağın alnından terleyen bir inat.
Umut maviydi,
denize yaslanmış gökyüzü kadar derin,
Akşam oluyor,
şehir kendini kapatıyor
paslı bir kapı gibi.
Ben seni düşünüyorum
en yasak saatlerde.
Bakın hele şu kaskatı dünyaya,
Bizi betona gömeriz sananlara!
Bir kolumuz dışarda, bir canımız kavgada,
Biz sığmayız öyle daracık odalara,
Sığmayız bu köhne, bu paslı zamanlara!
Sabaha karşı çıkıyorum yola.
Kimse yok yanımda,
Ahmet telli ve soluk soluğa şiiri
bir de cebimde taş gibi duran hayat.
Bu saat, ekmeğin terle mayalandığı saat.
Çok yoruldum.
Beynimle kalbim
aynı cümleyi farklı yerlerinden tutuyor.
Biri “devam et” diyor,
öteki “biraz dur”.
Arasında kalıyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!