Sevinçle doluyum
Serin Sabahların aydınlığında
Herkese benden merhaba
Papatyalara, yaseminlere, lalelere
Ve bir dal ucunda
Şen ve şakrak İlkbahar şarkılarını söyleyen
Çıktı güdük minareye
Ezan okudu Habeşi
Biliyorsun a dostum
Karşı kıyıdan sefinesi.
Demişti Resul
Utanır imanı olan
Yüzü kızarır.
Yazıklar olsun sana
Önce düşürdün ayağa
Hayayı kaldırdın rafa
Bir gün kır papatyalarından
O kızıl saçlarına
Pek de yakışan
Kondurabilecekmiyim hale
Bir gün kalbimim köşelerinde
Hatırla şu harap meyhanede
Nasıl da olmuştu sazende
Tüller içindeki o muhteşem Hanzade.
Kimse kıymet bilmezdi ne günlerdi o günler
Ardı ardına dizilirdi hani hain şişeler
Tekmelerdi durmadan işkembe i kübradan
Domuzcasına yiyen o haram taamından
Yaz geldi leyleklerle
Beyaz bulutları izlerken
Mavi gökte.
Ne hoşdu poyraz rüzgarı,
Ahlatın gölgesinde,
Yaparken ense.
Mor çiçekleriyle geldi
Yamacın kuru tarlasına bahar
Haset bakışlarıyla köşede
Onu baştanbaşa süzüyor har.
Niyet etti sahurda
oruç tutmaya Bu gün
Fakat o ne,
Kızdı
Patladı iftar sofrasının başında
Beklerken sevapları
Alışmışım ilkbaharın kokusuna
Kekiklerin rüzgara olan sevdasına.
Katırtırnaklarından bir nefes karışırken havaya
Aldı götürdü beni,
Gelinciklerle papatyaların rüyasına




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!