Uzak maviliklerin ufkunda
Benim o çocuk ruhumda
Binip de gidesim gelirdi hep
Bilinmeyen diyarlara.
Hitabı kitaplara sayfalar arasından
Yere atılmış hepsi kan akar yarasından
O yırtık ceketlinin
Koşarken arkasından
Pay çıkardı dostuna
Simitin parasından.
Sarı sıcak kavrulmuş toprakların
Mavi atlaslı perisi
Okşamak istedim onu, uzattım ellerimi
Acımadı gençliğime, kıydı bana çakırdikeni
*
Eski filmlerdeydi, çok severdik
Şimal yıldızı, Ayhan Işıkı
Elli yıl geçti aradan
Ne kadar da terakki ettik, çok ulusaldık
Alamet i farikamız olan
Bıyıklarımızı
Kitaplarımı
Merdiven yaptım göğe
Başım ermedi yine
Meğer bücürmüşüm.
Arkadaşı şıracı, bir dükkan arkasında
Her gece bağırırdı o müthiş ayazında
Küstüm ikram etmedin bir kupa olsun bana
Dedin ki Mirim, Kuvvet kalmadı kolda.
Emekli Cavit Amca
Dayandı bastonuna
Ezan okudu müezzin
Duymaz kulaklarına
Arkadaşıydı toraman
Memleketi Karaman
Kimseye vermez aman
Balta elde çamyaran
İnce uzun Çerkez kızı
Yeşildi bazen gözleri, bazen kırmızı.
En bariz vasfıydı huyunun,
Katıra taş çıkartan inadı.
Guruba doğru dalmış gözleri
Yaslanmış kayaya bir garip çoban
Dağılmış sürüsü kaybolmuş izi
Elinde asası bir garip çoban
Değmedi dizine Nisan yağmuru




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!