Ne kadar güzeldi o maviş bakışların
Ya kıvrıla kıvrıla giden zarif adımların
İnanamadım karlar ülkesinden
Ateşli dudaklarında aşkı
böylesine tüten
Dönüyor ekseninde
Arabın, Acemin Türkün dilinde
Bir çare bulunmadı tükenen günlerine
Gel dağıtıver gam dumanlarını
Çok muhtacız gülüm o tatlı teselline
Çocukluğumda pek sık rastlardım ona
Doyulmazdı sohbetinin tadına
Artık görülmez oldun çoktan beri ortalıkta
Arıyorum ak dostumu yana yakıla yollarda.
Tok karınlı tuzu kuru
Hiç sevmezdi kurdu kuşu
Fazilet satardı fakat meclislerde
Anlatırdı durmadan “Kedi Babası”nın tevazuunu
Bir gün garip Hikmet paylaşırken lokmasınıÇomarla
Gördü, Onu.Hodfuruş.
Uzun dişleriyle bir gülücük
Ağaç arkasından,
Veremedim bir havuç namerdin tarlasından
Her şeye rağmen uzun kulaklarıyla bana
“Seni o kadar çok sevdim ki” dedi.
Şu yalçın Bozdağların kayalarında
Cehennemi bile gören uçurumunda
Sırtında incesi taşın başında
Yaktı konakları yürüdü efe.
En güzel sensin,
En bilgili ve en zengin de
En güzel şiirleri sen yazdın
Başkalarını bilmesen de
Dünyan dönüyor etrafında.
Şaşkın gözler hayran olmuş sana
Bu dağların kara taşında rüzgâr
Hiç Aman vermiyor bana gülizâr
Ellerim uzansa da bu yaban güllerine
Merhametsiz dikenleri dinlemiyor ahü zar.
*
Gözlemeci Zeliha
Bir gün yolu ansızın
Al yanaklı o kızın
Ayran döverken yayıkta
Asla değildi kayıkta
Ahşap evin avlusunda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!