Ses veriyorum tüm benliğimle
Kulaklar sağır değil sadece sesim çok yüksek
Yüksek gelen eşikte olmalı sesim
Kulaklar sağır değil sadece sesim yüksek
Ses veriyorsun ara sıra
Özlem duyuyorum, çocukluğuma
Öyle derin bir özlem ki anne kucağı kadar sıcak
İnsan yokluğu , yoksulluğu arar mı?
Öyle bir arar ki açken kuru ekmeğin lezzeti kadar
Tok oldu mu, insan kokusundan bile tiksinir
En lezzetli şeylerin,
Bu çocuklar çok hızlı büyüyor
Yoksa biz mi yaşlanıyoruz çok hızlı
Dokuz ay beklemek bir ömür gibi uzun
Bir ağacın meyvesini beklemek kadar
Heyecanlı ve ümitli
Çocukluğumun anka kuşuydun sen,
Ey yuvasını elektrik direğine yapan leylek,
Bahar gelince ufuktan süzülür,
Gelişinle uyanırdı köy, tarla ve ekmek.
Uzun bacaklarınla sessiz bir bilge gibi,
Çocukluğumu arıyorum
taş duvarlar arasında sıkışmış,
bir kerpiç evin avlusunda
sessizce sesler bekleyen
aç bir kedi gibi…
Aylardan Ocak günlerden sen
Ve yine ayaz ,yine kış demlikte sen
Toroslar karın sefasında çilesi Çukurova'ya
Önümde Ölmez Otu , Yaşar Kemal'i dinliyorum
Aylardan Ocak ,demlikte sen ve ben
Tüm soğukluğu benliğimde hissediyorum
Dayım Abdülkerim’e İthaf
Adana’nın sessiz sokaklarında yürürdü
ağır ağır bir adam
kimseyi incitmeden
kimseyi kırmadan.
delal, bi te re em wek dilopên berfê û panzêran in
peymana me bi we re hebû
kulîlk şîn nabe
di demsala sar û berfê de
em diçûn hevdu
dema hûn li benda biharê ne
İnsanı,insan yapar mantıklı düşünce
İnsanın kaderdir yalnız kalır düşünce
Hayal kurar insan ;düşler ince
Sevdikleri tek tek gidince
Yıkılır dünyası kader ince
Dünya bu çok da güvenme
Asılı bir top ve köşesi yok
Neler gördü neler yuttu
Dünya bu döne döne hayat buluyor
Süsü çok , pınarı, çiçeği meyvesi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!