Dayım a Şiiri - Süleyman Kılıç 2

Süleyman Kılıç 2
120

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Dayım a

Dayım Abdülkerim’e İthaf

Adana’nın sessiz sokaklarında yürürdü
ağır ağır bir adam
kimseyi incitmeden
kimseyi kırmadan.

Annemin çok sevdiği dayımdı.

Seyhan Nehri gibi sakindi içi,
akardı ama ses çıkarmazdı.

Taş Köprü’nün altından geçen rüzgâr
onun suskunluğuna benzerdi;
eski, ağır ve derin.

Merkez Camii’nin gölgesinde
sanki zaman bile yavaşlardı
onun olduğu yerde.

Kocavezir’in kalabalığı içinde bile
o hep bir köşede sessizdi;
kalabalığın içinde bile yalnız değildi,
çünkü huzurdu.

Merhamet onun sesiydi
ve çoğu zaman
hiç konuşmazdı.

Bir gün kapısını çaldım
kapı sanki beni biliyordu
açıldı.

Soru sormadı
çay koydu.

Bardak inceydi
zaman gibi.

Çayım eksilmesin diye
her seferinde yeniden doldururdu
ve ben anladım
onun dünyasında boşluk yoktu.

Konuşma azdı
ama sessizlik doluydu.

O susardı
ben büyürdüm içimde.

Bakışı vardı
kısa
ama uzun bir hayat gibi.

İnsanı dışarı değil
içine çekerdi.

Gülüşü vardı
bir anlık ışık gibi
sonra yine susardı dünya.

O gün anladım
bazı insanlar konuşmaz
hayatı taşır.

Şimdi yok.

Ama ardından konuştular.
Seyhan kıyısında yürüyenler,
Taş Köprü’den geçenler,
Merkez Camii’nin gölgesinde oturanlar
onun iyiliğini anlattı
o gittikten sonra.

Yaptıklarını,
sessiz merhametini,
kimseye göstermeden bıraktığı izleri…

O zaman anlaşıldı:
o aslında hep oradaydı
ama görünmeden.

Dayım Abdülkerim…
Annemin çok sevdiği dayım…
Adana’da bir şehir sustu
ama Seyhan akmaya devam etti.

Ve şimdi biliyorum:
bazı insanlar gitmez.
Şehrin içine karışır.

Süleyman Kılıç 2
Kayıt Tarihi : 18.04.2026 19:16:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!