Öyle bir gece ki kapkaranlık bir kuyu
Dakikalar adete bir sene gibi duru
Haftalar ise saniye gibi kupkuru
Geçen aylara bakınca her şey boş ve ölü
Ya Rab bizi atmışsın bir mahşere!
Bir metro istasyonundan geçerken
Bir metro istasyonunun ilk durağında
Başlar da başlar geçmişin film şeridi
Bir metro istasyonun ilk ve son durağında
Bir hayal ,umutla başlar
Sarı Öküz, Çöküş ve Tek Ses
Geç kaldık beyler, geç…
Geçin bunları, geç…
Bir sözle örtülmez artık olanlar,
Bir susuşla temizlenmez geçmiş.
Anlardan bir andı gülüm
Yüreğim terledi avuçlarında
Dudaklarım titredi
Kelimeler tutsak kaldı kafeste
Ve bir sığırcık kuşu uçtu
Çocukluğumdan arta kalan
Ben bir öğrenciyim
Hakkım olan eğitimi almak için bir dilenciyim
Eksik kalır sürekli,( çevrem sağ olsun )bilincim
Herkes üzerine düşeni eksik yapar
Başarısız olunca günah keçisi
Başarılı olamayınca dersime giren
Parçalanmış bir imparatorluk gibiyim
Her bir parçam bir tarafa dağılmış
Kırılmış antika bir vazo gibiyim
Dağılmış parçalarım
Bir çocuğun çözülmeyen yapbozları gibiyim
Fazla umut insanı bir kez öldürür
Yeis de insanı binbir kez
Fazla bilgi insana azap verir
Cahalet mutluluktur, cahil için
E kolay değil insan olmak
Söz çıkarken ağızdan bir kuş gibi bir anda
Tartmaz insan ,nasıl etki eder insanda
Ettiği tahribatı hesap etmez o demde
Yıkar bir ömrü tamir ettiği o handa
Bana, benden uzak bir ben gerekli
Benlikten uzak her faniden emekli
Toprağın sinesinle kucaklayıcı
Benliğini sorgulayacak sürekli
Bir diktatörün gölgesinde yürür insanlar
Adımlar kayar sessizlikten korkarken
Gözler korku ve umut arasında dağlar
Duvarlar dinler, her fısıltı gözetlenir
Sözler zincirlenir, kalpler saklanır derinde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!