Kararmış paslı sineler nurlar saçar
Yanan kandil olur sevgi ufkunda
Aydınlığa merhaba der karanlıktan kaçar
Şimşek gibi hız alır sevgi ufkunda
Kim, haset, kötülük yer bulup sinede
İstemem dünyalık şanı şöhreti
Ebedi sevdaya rast olsam yeter
Terkeylesem gelip geçen ülfeti
Gönülden gönüle dost olsam yeter
Sevgidir ruhlara sürülen ilaç
Saçlarıma bembeyaz karlar kondurup
Sonra tane tane eriyip giden yıllar
Yüzüme nakış nakış çile dokuyup
Gün sermayesini birkaç pul eden yıllar
Yüreğin vefasız kalbin taş ise
Sorma ahvalimi diller yanmasın
Bu kadar ızdırap acı boş ise
Kırma dallarımı güller yanmasın
Kaç gece üstüme sitemler çöktü
Ölçüsü hakikat olan kişiye
Doğru istikamet saffet getirir
Üslubu muhabbet olan gönülün
Akıbet önüne hürmet getirir
Şu hayat ki bir varmış bir yokmuştan ibaret
Akıl başta olsa da alınmıyor ki ibret
Dün, bugün ve yarın
Hayat üçgeni
Toprak, adalet ve düzen
Devlet üçgeni
Uzaklar berrak,
Uzaklar nettir
Bazen sis çökse de
Ardı yine güzelliktir
Yakınlar sığ su gibidir
Metalimsi kanatlar
Gökte taşır umutlar
Katman katman bulutlar
Tefekküre yol olur…
Güç ondan, kuvvet onun
Yeniden başlamak hayata
Şafağın karanlığı boğduğu gibi
Kucak açmak maviliklere
Güneşin ufukta doğduğu gibi
Aldırma gece oldu diye loş karanlıklara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!