Yolcu dizilir yola
Ne sağa ne de sola
Gidenler hep kol kola
O yan, bu yan olmamış
Bir gece bir de gündüz
Ara ara ayırdığım kumullardan toplayıp
Saksılarda ektiğim mevsimlik bitkilerden
Beklerim bostan hayallerinden umut
Sararan sevdaların iklimlerinde
Tabiatın sesidir NEY’in perdelerinde
Yanık sedasıyla gönüllerde sevgi dokur
Bir hakikat gizlidir kelimesiz dilinde
Sonsuzluk güftesinden tatlı besteler okur
Akış meçhule değil O’na doğrudur
Yörüngeler dönerken nurlar içinde
Kainatı kuşatan onun nurudur
Alemler kat kat olmuş sırlar içinde
Rahmeti kuşatmış bütün alemi
Dalmışız dünyanın velvelesine
Bu emanet ömrü boş harcıyoruz
Kaptırmışız gönlü vesvesesine
Sonu belli değil baş harcıyoruz
Gaflet yükü boynumuzda yuları
Bir ömür boyu bu garip davamı
Anlatabilmeye söz bulamadım
Gönülden sızlayan derin yaramı
Sarabilmek için bez bulamadım
Aylar yıllar doldururken kotayı
Bu dünyaya meyil verip
Gam yüküyle doldun gönül
Sanma muradına erip
Kurtuluşu buldun gönül
Gün ay derken yıllar geçti
Sevgiyi yol eyledim
Nefret benim neyime
Duayı dal eyledim
Kasvet benim neyime
Günlerimi yıl aldı
Dün Bosna, bugün Doğu Türkistan, Halep ve Şam...
Gelecekte bilmem neresi (Hafizanallah) ...
Zulüm coğrafyasında yaralı bir şehir
Canlı cansız ne varsa hep virane olmuş
Canlar gölüne akarken kanlı bir nehir
Bir nebze olsun geriye akmak isterim hayat arkında
Dertsiz dünyama...
Yeşil dünyama...
O günahsız başıma yeniden dönmek için
Kanat açmak isterim taa en haylazca yaşadığım günlere...
Havalanıp uçmak, düşmek isterim annemin destanlaştırdığı yılların eteğine...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!