Ne güzelsin tevekkül düşen yağmur gibisin
Islanan topraklarım hayat bulur seninle
Yangın vuran dalımda körpe tomur gibisin
Yeşerir yapraklarım sıhhat bulur seninle
Zifiri karanlıklar aydınlanır, ardından
Yerini bulmazsa yuvarlanan taş
Oyduğu yerde durur mu sandın?
Tek koldan beslenip kıvrılan ırmak
Her zaman coşkuyla çağlar mı sandın?
Ceylanın ardına düşerse avcı
Yüreğini dağlatıp seni de ağlattılar değil mi?
Nasibini almış gibisin ince ve derin darbelerden
Gözlerin bağlanıp etrafına sinsi duvarlar mı örüldü?
Varlığın katranlı çamurlara gömülüp görülmezden mi gelindi?
Temiz ve saf yüzün sentetik ipeklerle süslenip umut pazarında mı satıldı?
Hayat ormanına düşüp fırsat çakalları mı sardı etrafını?
Başım sana emanet
İşim sana emanet
Aşım sana emanet
Sen ne güzel vekilsin
Dünyam sana emanet
Nasıl da yandığımı bilemezsiniz
Nasıl dayandığımı hiç bilemezsiniz
Hüsranlar hücrelerimde parçalandıkça
İçimde hüzünler yağmalanıyor
Koptukça ruhumda sessizlik fırtınaları
Dalgaları gelgitlerle yükseltiyorum
Kimsin sen bilemedim
Sırrına eremedim
Senden de geçemedim
Oy gönül, gönül, gönül
Oy gönül gönül gönül
Birden bire, ansızın
Duman olur yükselir
Ruhumu kuşatan özgürlük tutkusu
Ve beni buluttan buluta sürükler
Özü arama sevdası...
Duvarlar sararır akşam olunca
Umut tohumları yatar gönlümde
Karanlık dağılır güneş bulunca
Yemyeşil yapraklar açar ömrümde
Gariplik dökülür omuzlarımda
Her işin başı
Sabırdır sabır
Azmin öz taşı
Sabırdır sabır
Eylemin özü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!