Kararmış paslı sineler nur saçar
Yanan kandil olur sevgi ufkunda
Aydınlık olur karanlıktan kaçar
Şimşek gibi hız alır sevgi ufkunda
Kin, haset, kötülük yer bulup sinede
Kudret kaleminin sahibi sensin
Doğru istikamet lütfet Allah’ım
Dünü, bugünü, yarını bilensin
Müşkül işlerimi hallet Allah’ım
Dipsiz kuyulara dayanmaz oldum
Söyleyeyim sana kıymetli dostum
İçi dışı ayrı insanlar da var
Sözü ballı özü katranlı tohum
Gözleri fırıldak şeytanlar da var
Her parlayan madde altın değildir
Aç gözlerini bak hakikat güneşine
Gir kurtuluş yolu habibin izine
Kulak ver bağlan hakkın tatlı sözüne
Dur diyerek nefsine kabullen hakkı
Geçiyor günler geceler hiç durmadan
Rahmet çok diye
Kapına geldim
Medet hak diye
Kapına geldim
Gözümde yaşlar
Elem yok, O var
Kapısı çok, O yar
O’dur halik, O’dur malik
O’dur melik, El cebbar
Şu fani dünyada kardeş olalım
Sevgide toplanıp yoldaş olalım
Hayat masalında sırdaş olalım
Geliniz insanlar kardeş olalım
Tarih yörüngesinde durmadan döner
Ömrünü siper eder, yılları devirmiş olursun.
Neler yaralamış seni, hiç farkına varmadan…
Ne dolaplar dönmüş ardında, bilmeden;
Ne mevziler atlamışsın,
Ne kurşunlar yemişsin—
Bundan kime ne?
Ahmet Rasim Sokak’ta eski bir konak
Varlıklı bir ilçede yokluğu açılan iki pencere
Sığınmıştı beş parasız beş öğrenci
Cepleri delik,
yürekleri yangın yeri.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!