Hayat…
Akşam güneşinin ufuktan kayboluşu
Ve açan karanfilin sonbaharda soluşu
Hayat…
Ebediyete yolculuğun ilk adımı
Bir nebze olsun geriye akmak isterim hayat arkında
Dertsiz dünyama...
Yeşil dünyama...
O günahsız başıma yeniden dönmek için
Kanat açmak isterim taa en haylazca yaşadığım günlere...
Havalanıp uçmak, düşmek isterim annemin destanlaştırdığı yılların eteğine...
An olur uçarım feza boşluğunda
Bozuk yörüngelerle dönüşüm neden
Hayaller kurarak hayat loşluğunda
Acayip duygularla yarışım neden
Tarifsiz duygularla dolarak durdum
Bedenler bir tohumdur zamanın göbeğinde
Tane tane geçerler ölümün eleğinde
Sonsuzluk ülkesine açılınca kapı
İnsana tek sermaye günahı ve sevabı
Duymadın mı beni ömrün boyunca
Mevla’nın verdiği nur bende gizli
Arşı ala senden beni duyunca
Kapıları açan sır bende gizli
Nefis kalesini yıkan güç benim
Dün, bugün ve yarın
Hayat üçgeni
Toprak, adalet ve düzen
Devlet üçgeni
Uzaklar berrak,
Uzaklar nettir
Bazen sis çökse de
Ardı yine güzelliktir
Yakınlar sığ su gibidir
Metalimsi kanatlar
Gökte taşır umutlar
Katman katman bulutlar
Tefekküre yol olur…
Güç ondan, kuvvet onun
Elimin altında kaymakta zaman
Başımdan aşkın günahlara yanarım
Ya Rab! Azad eyle sendedir ihsan
Gafletle boğduğum sabahlara yanarım
Kararmış paslı sineler nurlar saçar
Yanan kandil olur sevgi ufkunda
Aydınlığa merhaba der karanlıktan kaçar
Şimşek gibi hız alır sevgi ufkunda
Kim, haset, kötülük yer bulup sinede




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!