Sözün Namusu Şiiri - Hikmet Metin Çavdar

Hikmet Metin Çavdar
400

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Sözün Namusu

Bir şafak vakti söylenmiş,
temiz ve saf bir niyet...
Duysun dağlar, ovalar,
duysun meydanlar, sokaklar;
çünkü artık susmayacak
bu halkın yüreği.

İnsana yakışan budur:
özü sözü bir adalet.
Eğilmeden, bükülmeden,
makam için diz çökmeden,
menfaat için yol dönmeden
dosdoğru yürümek gerek.

Çünkü insan
omurgasıyla insandır;
siyaset de
halkın önünde verdiği sözle!

Kırk beş günün sonunda
hür irade, tek yürek...
Bir söz yürür halkın dilinde,
bir umut büyür ekmek gibi,
su gibi,
güneş gibi.

Fabrika düdüğünde duyulur,
tarlada nasır tutmuş elde,
madende karanlığa inen işçide,
pazarda hesabını şaşıran annede,
okul yolunda geleceğini arayan
çocuğun gözlerinde...

İşte siyaset budur kardeşim:
halkın derdine dokunmak,
emekçinin alın terine
saygıyla eğilmektir.

Kürsüden yankılandı
o söz;
bir seçim sözü değildi yalnız,
bir onur yeminiydi.

Çünkü halk unutmaz!
Kendisine verilen sözü,
ekmeğini,
emeğini,
uğradığı haksızlığı
unutmaz.

Zamanın çarkı döner,
iktidarlar gelir geçer;
ama halkın hükmü derindir,
taşa kazınır alın teri gibi.

Ve bilinmelidir:

Halkın sırtında yükselen
hiçbir makam,
halktan büyük değildir!

Verilen söz tutulur.
Pusula şaşmaz asla.
Çünkü siyaset
koltuk kapma sanatı değil,
halkın emanetini
onurla taşıma işidir.

Kurultay bir bayramdır;
ama yalnız salonda değil,
sokakta kutlanır bu bayram.

İşçinin elinde,
köylünün tarlasında,
öğretmenin tebeşirinde,
emeklinin sofrasında,
gençlerin umudunda
ve meydanlarda büyür.

Halayların döndüğü,
türkünün çoğaldığı,
alın terinin baş tacı edildiği
sabahlara yürürüz.

Demokrasi meşalesi
tutan ellerde yanar.

Korku duvarları yıkılır,
suskunluk zincirleri kırılır.
Bir halk ayağa kalkınca
karanlık geri çekilir.

Hakikatli bir gün doğar;
bir çocuğun gülüşü kadar berrak,
bir ananın duası kadar temiz,
işçinin alnındaki ter kadar gerçek.

Öfkemiz var kardeşim,
hem de dağları aşacak kadar!

Çünkü yıllardır
emeğin üstüne basanlara,
halkı küçümseyenlere,
adaleti makam odalarına hapsedenlere,
yoksulluğu kader diye anlatanlara,
işçinin ekmeğini eksiltenlere
sözümüz var.

Ama bizim öfkemiz
kin değil;

adaletin öfkesidir.

Bizim sesimiz
yıkmak için değil,
hakkı yerine koymak içindir.

Onurlu insan budur;
sözünde duran er kişi.

Kırk beş gün sonrasında
tamamlanır bu iş.
Ne eksik,
ne fazla...

Çünkü söz, sözdür.

Hele halka verilmişse
sözün adı namustur!

Karanlığa inat
bir mum değil,
ışığın kendisi ol!

Vakit geldi çattı bak;
milletim,
emekçim,
köylüm,
işçim,
gençlerim...

Ayağa kalk!

Yürü kardeşim,
yürü ki umut çoğalsın.
Yürü ki korku dağılsın.
Yürü ki meydanlar
yeniden halkın olsun.

Söz verildiyse eğer,
namusudur o sözün.

Halk bekler.
Emek bekler.
Adalet bekler.
Memleket bekler.

Ve kim halkın karşısında
başını dik tutacağını söylediyse
şimdi sözünün arkasında dursun!

Çünkü seçim sandığında
yalnız oy verilmez;

umut verilir,
emanet verilir,
gelecek verilir.

Ve bir şafak vakti
yeniden söylenir aynı niyet:

Temiz.
Saf.
Dosdoğru.

İnsan gibi.
Halk gibi.
Emek gibi.
Adalet gibi.
Ve memleket gibi...

Çünkü artık biliyoruz:

Söz, halkın sözüdür.
Meydan, halkın meydanıdır.
Gelecek, halkın geleceğidir.
Ve bu ülke,
alın teri dökenlerin ülkesidir!

Hikmet Metin Çavdar
Kayıt Tarihi : 22.08.2026 20:21:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!