Ben sonsuz yürüyüşün yolcusuyum,
Adımlarım toprağa değil, zamana basıyor.
Her düşüşümde evren titredi sandım,
Oysa sadece ben yeniden doğuyordum.
Göğsümde taşıdığım yaralar eski dostlarım artık,
Onlarla konuşurum geceleri, onlar da bana anlatır
Nasıl dayandığımı, nasıl ayakta kaldığımı.
Acı benim aynam oldu, korku ise öğretmenim.
Rüzgârlar önüme dikildi, “dön” dedi,
Ben yürüdüm.
Dağlar yolumu kesti, “çıkamazsın” dedi,
Ben tırmandım.
Denizler “boğulursun” dedi,
Ben yüzdüm, ta ki dalgalar bile yorulana kadar.
İçimde binlerce ölmüş ben var,
Her biri bir ders, her biri bir zafer tohumu.
Küllerimi savurmadım, onlardan kanat ördüm,
Karanlığımı yakmadım, ondan meşale yaptım.
Şimdi arkama baktığımda
Yıktığım zincirleri, aştığım uçurumları görüyorum.
Önüme baktığımda ise
Henüz yazılmamış destanlar, yanmamış ateşler bekliyor.
Ben bitmedim,
Ben daha yeni başlıyorum.
Bu yolun sonu yok,
Çünkü ben o yolun ta kendisiyim.
Ne taç isterim ne de taht,
Sadece dimdik yürümek isterim
Kendi gölgeme bile korku salarak,
Kendi adımı bile efsane yaparak.
Ben sonsuz yürüyüşün yolcusuyum…
Ve bu yürüyüş asla bitmeyecek.
Kayıt Tarihi : 8.05.2026 23:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Hayatın zorlukları karşısında pes etmeyen, her engeli aşarak kendine yeni yollar açan ve sonsuz bir dirençle ilerleyen bir insanın iç yolculuğunu ve yenilmez ruhunu anlatan uzun, epik bir şiirdir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!