Ben fırtınanın evladıyım, rüzgârda doğdum
Göğsümde yıldırımlar, damarlarımda sel
Düştüm, kalktım, parçalandım, yine bütün oldum
Yıkılırken bile dimdik durmayı öğrendim ben.
Hayat yumruğunu indirdiğinde gülümsedim
Acı en derin yerime işlediğinde sustum
Kırık kemiklerimle yol aldım karanlıkta
Her yara bir madalya, her iz bir hikâye oldu.
Ne diz çöktüm ne de yalvardım kadere
Kendi küllerimden doğdum defalarca
Yalnızlığın ortasında kendime yoldaş oldum
Sessizliğimde fırtınalar koptu, kimse duymadı.
Bir gün eğer mezarımın başında durursan
Sakın üzülme, ağlama benim için
De ki: “Burada bir adam yatar,
Fırtınaya kafa tutmuş, eğilmemiş, pes etmemiştir.”
Kayıt Tarihi : 8.05.2026 23:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Hayatın tüm zorlukları, acıları ve fırtınalarıyla mücadele eden, yıkılsa da yeniden doğan, güçlü ve dimdik duran bir insanın direncini ve onurunu anlatan epik bir şiirdir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!