İsyan ederken şafak en yıldızlı geceye
Alışıyor dilim o büyülü heceye
Gönlüm tutuşurken inceden inceye
Aşk adını verdim bilinmeyen gülceye
Güller gönlün diğer adı mıdır?
Renkleri beyaz kırmızı sarı mıdır?
Kokusu Resul’ün teri midir?
Hep güller içinde olayım
Güllerin kokusunda mesti haba dalayım
Koca bir çınar
Yaprakları yıldızdan
Gövdesi güneş
Kökünde dokuz gezegen
Ve en ortasında acun
Hükmediyordu dünyaya
Güneş doğsa da bir gün kesilir nefes
Sen bilmesen de görecek seni herkes
Heyulalar tahakkümünde yalnızca bir ses
Esselamün aleyküm diyecek bir gün
Sanmaki başına düşmez bu veda
Uyan ey gözlerimin ışığı
Bu deli; varlığının aşığı
Varlığıma hicran mısın ey nihanım
Hazan düşer payıma sensin muradım
Dindir tufanı hasretinle viranım
Nevbaharım ol, yalnız sana muhtacım
Yalnız toprak değildir vatan
Ne de sadece insan
Şehit kanıyla sulanan
Toprağa can dolmasıdır
Bir sipahi elinde kırılırken salip
Bir sevda şafağı söküyor gönül ufkunda
Tan atar varlığımın uçsuz bucağında
Yitecekse de gençliğim sensizlik sabahında
Ömrüm geçsin vuslatın serabında
Kalbimde açardı sevgisizlik tohumu
Düğümlenir boğazıma hasretliğin boğumu
Gelecek olsa da güzel çağlar doğumu
Yalnızlar rıhtımında bekliyorum sonumu
Çığlıklara boğulup haykırarak ismini
Gönlüme çiziyorum sevdiğimin resmini
Varlığıma kasteden umursamaz halini
Sineye çekiyorum yap elinden geleni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!