Geldi nazar terk eyledi canım bedenimden
Geçti nazar zerk eyledi baldıranı yüreğimden
Kan damarda durmaz akar kan ağlıyor varlığım
Ve şimdi ecel vakti celladımı özlerim
Hasret siyahında kararırken gözlerim
Şehadeti çığırır göklere
Bu ulu şehrin her minaresi
Namıyla bezenmiş yeşillere
Cennettir Bursam’ın nişanesi
Çevirme yüzünü ey sevgili
Yolunda yitiyor bak benliğim
Kaderim nedensiz sana yazgılı
Tut elimi, hasretine yandığım
Gelen gidecek çare yok buna
Çivi çakan olmuş mu köhne acuna
Bir gün azrail gelir kapına
Ardından yasinler okuyan olsa
Kaldıysa ardında hayırlı evlat
Gelir misin bir hüzünlü vedada
Akıbetim muammaya tutulmuş
Gönlüm sensizlikle kör imtihanda
Yokluğunla can evinden vurulmuş
Beklerim köşelerde gelmezsen ne çıkar
Sevdanın adını gizlerim hep saklımda
Hayalinle avunsam yine olurum bahtiyar
Hasrete dost doğmuşum siluetin aklımda
Karanlığa yazılmış en güzel şiirimdin
Kıtlık görmüş bedende etimdin, kemiğimdin
Gönül hikayatıma sevda iksirimdin
Seni yudumlayıp efsunlandı bu deli
Benliğimi yitirdim, getir kalbimi geri
Füsunkar bakışların esritti benliğimi
Mecburum artık sana, gözlerinden vuruldum
Duysun yedi iklim, bir tek seni sevdiğimi
Uzatsana elini, hasretinden kavruldum
Bizdik eylül hüznünde dimdik kalan yiğitler
Cuntacı köpeklere satılan hür köleler
Darağacı görünce tevekkülle hamd eden
Celladına hakkını helal eyle can diyen
Dokuz tuğlu devletin dokuz kurbanlarıyız
Sen misin ey şehr-i Rize
Beni atan kör dehlize
Yar boynumu eze eze
Huzurunda geldim dize




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!