Daldan alıç topladım,
İp attılar hopladım,
Dişim ağrıyor diye,
Dişe altın kapladım.
Yemyeşil alıç dalda,
Hem bedende ölmüyor,
O boyut değiştirir,
Yüce divanda sizi,
Bilin ki eleştirir.
Soğuk savaş yıllarının, ayaktaki bu eseri,
Hep kendine yontmaktadır, sanki nalıncı keseri,
Batının vurucu gücü, düşman hep yeşil kuvetler,
Müslümanların başına, bela olmuş bu serseri.
Soğuk savaş mı var artık, neden hala durmaktadır,
SÜNNETULLAH İŞLİYOR
Ne zaman geri gelir, ne de çekip gidenler,
Ruh Allaha yükselir, cevap bulur nedenler,
Direnmeler anlamsız, tüm sırlar orta yerde,
Mümin Hakka yönelir, nadim hata edenler.
Tırmanmak çok zordur, merdivenleri,
Düşünce öpüyor, insan yerleri,
Zembille inenler,nasıl bilsinler,
Merdiven altında, sürünenleri.
Yürümem mi sana doğru
Yapıyorsun bana çağrı
Eğriye asla yönelmem
Karşımda dururken doğru
Döneceğim o günü sabırla bekliyorum
Tahamülüm tükendi güne gün ekliyorum
Bitecek bütün günler elbet o gün gelecek
Yorgun argın geceler evde pinekliyorum
Düşürmüşler burada şu dünyanın devrini
Seninle geçen her bir anın, derinde izleri var,
Anma diyemem gönlüme, andıkça yaram kanar,
Her kime sual ettiysem, sanırsın herkes duvar.
Ansam bir türlü anmasam, alevim arşa çıkar.
Seninle geçen her bir anın, derinde izleri var.
Bir eylül barış günü, dünya mazlumlarının,
Umurunda olur mu, kan emen zalimlerin.
Mağdurlar ve mazlumlar, özlüyorlar felahı,
Zulümde ısrarcının, biter mi hiç günahı.
Hani ellerimizin, birleştiği zamanda,
Patlayacak olurdu, kanlarımız damarda,
Esen fırtınaların, haddi hesabı yoktu,
Dalgalar sustu artılk, ruhum şimdi ummanda,




-
Sema Sefa
-
Atila Yalçınkaya
-
Ömer Yalçın
Tüm Yorumlarsüper bir dörtlük çok beğendim maaşaallah
Yürekten kopan bir fırtına imiş, şiiriniz.
Herdem arar babamızı yollarda gözlerimiz.
selam ve dua ile
Sevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.