Ağlamaktan gözyaşlarım sele döndü, sele döndü,
Aldığım her bir nefesim yele döndü, yele döndü,
Yakmakta senden usta yok, daha da yak bedenimi,
Ataşlardan yandı gönlüm, küle döndü küle döndü.
Sevseydin beni anlardın, anlamadın ele döndün,
YAKARSA YAKSIN
Güneşi al karşına,
Yürü güneşe doğru,
Tekamülün şarjına,
Cevaplanan tek sorgu.
Seninle geçen her bir anın, derinde izleri var,
Anma diyemem gönlüme, andıkça yaram kanar,
Her kime sual ettiysem, sanırsın herkes duvar.
Ansam bir türlü anmasam, alevim arşa çıkar.
Seninle geçen her bir anın, derinde izleri var.
Daldan alıç topladım,
İp attılar hopladım,
Dişim ağrıyor diye,
Dişe altın kapladım.
Yemyeşil alıç dalda,
Altım beton, duvarlar taş,
Dışım buzul, içim ataş,
Ruh aşk arar, bedenim aş,
Bu bedene azdır bu yük,
Aranan her şeyden büyük.
Hem bedende ölmüyor,
O boyut değiştirir,
Yüce divanda sizi,
Bilin ki eleştirir.
Hayalimin sınırı, bildiklerim kadardır,
Rüyalarımda ise, bilincin altı vardır,
Ne rüya ne de hayal, sorumluluk yüklemez,
Sorumluluk sadece, bilinçle yapılandır,
Soğuk savaş yıllarının, ayaktaki bu eseri,
Hep kendine yontmaktadır, sanki nalıncı keseri,
Batının vurucu gücü, düşman hep yeşil kuvetler,
Müslümanların başına, bela olmuş bu serseri.
Soğuk savaş mı var artık, neden hala durmaktadır,
Bana canım diyordun,
Nasıl bırakıp gittin,
Öyle çok seviyordun,
Neden bu hale ittin.
Anam anam can anam,
Senin gördüğün ve görebileceğin, işin sadece bir boyutu,
Somutu bile tam bilemezken, nasıl bileceksin soyutu,
İnsanoğlu müşahhasın peşindedir, öğrenmeye çalışır,
Hadi söyle bakayım, ne kadardır şu kainatın ebatı,




-
Sema Sefa
-
Atila Yalçınkaya
-
Ömer Yalçın
Tüm Yorumlarsüper bir dörtlük çok beğendim maaşaallah
Yürekten kopan bir fırtına imiş, şiiriniz.
Herdem arar babamızı yollarda gözlerimiz.
selam ve dua ile
Sevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.