Benim ruhum azapta anlıyorum
bir ölüm kaldı kendini özleten
arta kalan zamanlarda da sen
hayat azap olmuş yokluğunda
Yokluğum varlığından uzak değil bunu bil
Ruhum daralıyor be kardeşim
Bugün yine ben hapis
Bugün yine ben efkarlıyım
Bana mutluluk desen
Ters bir cevap verebilirim
Mutluluğun resmini çizemem yani
İçimde dinmeyen bir fırtına esiyor,
Zaman ince bir telde umudumu kesiyor.
Kendi derinliğimde boğulurken her gece,
Sessizlik dudağımda düğümlenmiş bir hece.
Benliğim bir aynadır, sırrı dökülmüş eski,
Geceye eğildim, yıldızlar sustu,
İçimde bin yıllık bir sır uyandı.
Ne dildir bu, ne de sessizlik,
Kalbimle konuştum… hak duymaktaydı.
Yollar vardı içime doğru kıvrılan,
Külle başladı her şey,
Sessiz bir yanışla…
Zamanın imbiklerinde damıtıldı kalbim,
Ve senin bakışınla altına döndü gölgem.
Aşk, bir deney tüpüdür aslında —
Rüzgarın fısıltısıyla buldum ben hayatı
Yağmur hiç yağmıyordu oysa
Şehirler yine tuzaktı bana
Ben kaçıp gitmek istesem de
Yakınlarda hiç dağ ova yoktu
Bir rüzgar vardı bana yoldaş olan
Bir rüzgâr geçiyor eski sokaklardan,
Adımı hatırlıyor taşlar hâlâ.
Bir gölge düşüyor kalbime usulca,
Senin sesine benziyor, solgun bir dua.
Zaman, kırık bir aynada titriyor,
Bir serin akşam, rüzgâr esti ansız,
Yüreğimde sensiz bir hüzün uyandı.
Gökyüzü sustu, yıldızlar bensiz,
Bir hayalin içimde yankılandı.
Gözlerin, denizin mavisinden derin,
Rüzgâr esti bugün,
ve ben hiçbir şey sormadım ona.
Çünkü rüzgâr, yalnızca geçer,
ve geçmek onun doğasıdır.
Ağaçlar eğildi biraz,
Ve tesbih kopar
Taneleri dağılır
Sabır biter
Vakit yangındır
Ustura ağzı kanar
Öfke beladır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!