Ateş yandı bize yanmak düştü
gel seyreyle gönül ne oldu
hayat vurmadan hayal vurdu
göz pınarları yare aktı durdu
Vakit o vakit ki aşk bizi buldu
Ey gönül aç kapılarını ben geldim
toprak olurum gönül yurdunda
eğer istersen hüznün dikeni
gül gülistan olsun diye yurdun
Yüreğimden hüzün damlası damlar
kızıl kanı şerbet niyetine içerim sanma ki senden vazgeçerim
sen davet et yeter ki gönül mabedinden aşk dergahına
benliğimi asar da gelirim gül goncasındaki tomurcuk misali
son nefesimi sende veririm al beni sevdam al ki sende dirileyim
sahra çölünden geçerken gönlüm aşkla sustu
Tutuşmak gerekir yanarken sevgiliye
Öyle bir tutku ateşi bile dize getirmeli
Yiğidin gönlünde hasret kor alevine döner
Lakin kül görünmez yara bilinmez hep içerde
Yarınlar bekler bizi biz umut ederiz aşk ile
sen yanmayasın benim gibi sevdiğim
yalnızlık benim acılar benim
sen ağlama kefenimi yırtar hasretin
ben şafak beklerim vuslat adına
kırılmadım sana yüreğim kan ağlarken bile
Doruklarda yağmur yüklü hasretim
Ufuklarda çığır açmış benliğim
Mevsimlerin rüzgarıyla geçti gençligim
aşka yüz tutmuş bir yürek yangınıyım
İlk önce kendimi terk ettim
belki gelirsin belki beni görürsün
bilemezsin seni nasıl özlemişim
yana yana küllenmişim
aşkınla dirilmişim yar
yüreğimde kara sancı
beklemişim seni öyle
Bir yürekti sevda denizinde
Adını yazmıştı sevdanın kıyılarına
Yakmıştı aşk meşalesini gül kokusunda
Gönül şelalesinde bulmuştu gül sevdasını
Gül sevdası ayaz gecelerde içini ısıtan muamma
Vazgeçemem yarim ben senden
Hasret kalmışım inan gül tenine
Aşk şiirimsin sen ilham getiren
Boyanırım seninle sevda rengine
İçince o şarap gibi gözlerinden
Cehennemin istediği can gibi isterim seni
Bağrıma basarken avunmam sadece korkarım
Kaybetmekten seni ansızın bu benim sevdam
Sabır taşı oldum yokluğunda tükendim
Hükmedemedim gönlüme bu ne güzel cefadır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!