Diyorsun ki yar al aynayı ameliyata
Vur neşteri kanasın yansıma
Ey kuytuluk bir boğaz da saklanan inci tanem
Yedi kule mabedinin eşsiz gizemi
Unutturmayan unutulmaz unutma
Sevgililer sevgilisi hasretim sana
Gönül zikreder adını yar hep aşkla
Gözyaşları seni sorar oldu ey sevda
Ölü kalpler dirilir sende imanla
Külü gül rengine bandılar sinede Avuçladılar
Gül'ü ateş renginden aldılar hep yandılar
Bize yanmak mı düştü ey yar bizi hep yaktılar
Avuçladık yangını sinesinden gül dalı diye aşkla
Dert işte deva nerde aşık olan yalnız kalmaz
dost bilirim ben ölümden geçmiş can diye gelmiş
yar bilirim ben kendinden geçmiş sen diye gelmiş
can bilirim ben benliğinden geçmiş dost diye gelmiş
gönül bilirim ben her şeyden geçmiş yar diye gelmiş
her mevsim gönüllerde yeşeren aşklar bilirim ben
Sinan derki
yüreğinde sevda olmayanın
yiğitliğinden şüphe ederim
Er kişi dediğin sevda zırhını kuşanmalı
Değerlerine sahip olmalı
gölgesi tüm güçsüzlere güç olmalı
Gözlerin alsın beni salsın deryalara
asılı durur benliğim bir çift göz edasında
varlığın darbe gibidir cellatlara
çığlık gibi atılır sevda meydanlara
döneriz kan ile kızıllaşan topraklara
Tutundum lakin tutuklu kaldım
Gün batımında hüzne daldım
Bir güzele gönül kaptırdım
Hak adına sevda kuşandım
Hüzünlü gönüllerde kalmış aşklar
Bir beşikte kaç hayat uyur ki heval
Bir mezara kaç ölüm sığar
Kırık kalemler artık kurşun gibi biliyor musun
Herkes de bir özlem var
Özlerken seni aşkın mihrabında
Ömrüm sanki aşkın girdabında
Tutsagım bir sevdanın olmazında
Yol zifiri karanlık kör çıkmazında
Sorulursa yüreğim kan uykusunda
İçten bir gülümseme yetiyor bazen
Ama insan yaşadıkça katılaşıyor
Güzel bir tebessüm aranır olmuş bak
Işıklar içinde kaybolup gidiyoruz
Tükeniyor insan tükeniyor mutluluklar
Hayat eski bir radyoda kırık dökük bir şarkı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!